Altın, tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 5.600 dolar civarından yaklaşık %25 düşüşle ons başına 4.200 doların altına geriledi ve 10 trilyon doların üzerinde bir değer kaybı yaşandı. Bu kayıp, lider kripto para Bitcoin’in (BTC) toplam piyasa değerinin neredeyse 7,6 katına denk geliyor.

Satış dalgası, ABD ile İran arasındaki askeri gerilimin tırmanmasına ve artan enflasyona rağmen hız kazandı. Oysa tarihsel olarak bu tablo, değerli metallere olan talebi yükseltir. Şimdi ise bu ayrışma, piyasalarda altındaki düşüşü gerçekten neyin tetiklediğine dair hararetli bir tartışmaya yol açtı.

Peter Schiff: Satış Dalgası Mantıklı Değil

Altın piyasasının deneyimli ismi ve ekonomist Peter Schiff bu sert düşüşü mantıksız buldu ve altın satışlarının yüksek enflasyonun ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerini engelleyebileceği gerekçesine bağlanmasını eleştirdi. Schiff’e göre, bu tablo altındaki temel dinamiği göz ardı ediyor.

Gerçek faizler zaten düşüyor ve tarihsel olarak düşen gerçek faizler altın için yükseliş yönlü bir sinyal olmuştur, düşüş yönlü değil.

Altın savunucusu Schiff’e göre, trader’lar Fed’in duruşunu yanlış fiyatlıyor. Schiff, Başkan Jerome Powell’ın şahin açıklamalarını ‘güçlü ABD ekonomisi varsayımına dayanan yanlış bir ön kabul’ olarak nitelendirdi.

Ona göre, faizler ekonomiyi resesyona sürüklediği anda Fed rota değiştirerek faiz indirimi ve parasal genişlemeyi (QE) yeniden gündeme alacak.

Schiff, bu satış dalgasını bütçe riskleriyle de ilişkilendiriyor. Hazine Bakanı Scott Bessent’in hükümetin savaş harcamalarını vergilerle değil borçlanma ile finanse etme niyetini doğruladığını hatırlattı.

Schiff ayrıca uyardı: Patlayan bütçe açıkları, savaş harcamaları ve 10 yıllık ABD tahvil faizlerinin ilk kez temmuz 2025’ten bu yana %4,4’e çıkması, 2008’den daha şiddetli bir finansal kriz riski yaratabilir dedi.

Altında satış baskısı tek bir süreçte %9’u aşınca XAU fiyatı 4.200 doların altına indi. Altın ve gümüşün toplam kaybı son 53 günde 13,5 trilyon doları aştı. Yalnızca gümüş, kendi tüm zamanların en yüksek seviyesinden neredeyse %50 çekildi ve 3 ayın en düşük noktası olan 61 dolara kadar indi.

Analist Kyle Doops hareketi sıra dışı olarak tanımladı ve zorunlu tasfiyelerden, kalabalık pozisyonların kapanmasına ve daha sıkı para politikası beklentilerine kadar pek çok nedenin gündeme geldiğine dikkat çekti.

Ancak ona göre bu açıklamaların hiçbiri, jeopolitik riskin hala yüksek olduğu bir ortamda görülen bu sert düşüşü tam olarak açıklayamıyor.

‘Eğer bu tamamen tasfiye kaynaklı olsaydı genel risk iştahının da daha kötü görünmesini beklerdik. Politikadan kaynaklansaydı… makro veriler burada “şok daralma” sinyali vermiyor’ dedi Kyle Doops.

Analist, bu pozisyonların temel bir dönüşten çok güçlü bir yükseliş sonrası yeniden dengelenme olabileceğini ve altının güvenli liman rolünde yapısal bir değişikliğe işaret etmediğini düşünüyor.

Bunun yanında CME, satış dalgası sırasında altın vadeli işlem kontratlarında teminat gereksinimini %10 artırdı. Bu adım, ek zorunlu satışları tetikledi. Dolar Endeksi’nin 100,50 seviyesine kadar tırmanması da doları güçlendirerek altını yabancı yatırımcılar için daha pahalı hale getirdi ve baskıyı artırdı.

Bu sert düşüş geçici bir tasfiye mi yoksa piyasaların enflasyon, politika ve güvenli liman varlıklarına bakışındaki daha derin bir değerleme değişiminin sinyali mi? Yeni haftada önemli makro veriler beklenirken, cevabı merak konusu olmaya devam ediyor.