İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker’lardan kripto para ile ödeme talep ediyor. İran Petrol, Gaz ve Petrokimya Ürünleri İhracatçıları Birliği Sözcüsü Hamid Hosseini, yaptığı son açıklamada özellikle Bitcoin (BTC) ismini andı.
Ancak Chainalysis, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) geçmişten bu yana parayı nasıl taşıdığına bakıldığında stablecoin’lerin tercih edileceğini öne sürüyor.
Stablecoin’ler İran’ın Planıyla Uyumlu
Chainalysis’a göre, büyük ihtimalle IRGC’nin harç toplama aracı stablecoin’ler olacak, BTC değil. Firma, rejimin yıllardır süren yasadışı ticaretlerinde de dolar bazlı token’lara öncelik verdiğinin altını çiziyor.
Buradaki mantık gayet basit. Dolar bazlı stablecoin’ler, BTC’nin sağlayamadığı fiyat istikrarını sunuyor. İran riyali dolara karşı değer kaybetmeye devam ederken fiyat istikrarı, büyük ölçekli ticari gelirler için olmazsa olmaz bir unsur haline geldi.
Bitcoin’in belirgin volatilitesi, toplanan harç miktarının tahmin edilemeyen kayıplar yaşamasına yol açabilir.
Chainalysis raporunda şöyle deniyor: ‘Rejim, stablecoin’leri tercih etti çünkü ABD dolarına endeksli olmaları değer koruması sağlıyor ve ölçekli kullanım için gerekli likiditeyi sunuyor. Buna karşılık Bitcoin, düzenli fiyat dalgalanmaları yaşıyor’ dedi.
Chainalysis, IRGC’nin tarihte petrol satışı, silah tedariki ve vekil finansmanında hep stablecoin’lerden faydalandığına dikkat çekiyor. Öte yandan Bitcoin’in İran’ın kripto para operasyonlarındaki rolü çok daha farklı.
Bu rapor, BTC’nin öncelikle İranlı siber aktörlerin fidye yazılımı ve benzeri kötü niyetli siber operasyonlarında kullanıldığını belirtiyor. Yani, yüksek hacimli ticari harç toplamayla bambaşka bir amaca hizmet ediyor.
En güncel haberlere anında ulaşmak için bizi X’te takip edin
Zincir Üstünde Şimdiden Milyarlar Döndü!
IRGC’nin mevcut kripto para faaliyetlerinin ulaştığı seviye, stablecoin’lerin neden en mantıklı tercih olabileceğini de gözler önüne seriyor. Chainalysis, IRGC’ye bağlı cüzdan adreslerinin 2024 yılında 2 milyar doların üzerinde fon aldığını tahmin etti.
Bu rakam, 2025’te 3 milyar doların üstüne çıkarak yılın son çeyreğinde İran’ın toplam kripto para ekosisteminin yaklaşık yarısını oluşturdu.
Bu tutarların alt sınırda kaldığı da not ediliyor. Zira sadece ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından listelenen ve İsrail Terör Finansmanı Ulusal Bürosu tarafından ele geçirilen adresler dâhil edilmiş. Perde arkasındaki çok sayıda paravan şirket ve aracı cüzdan ağı ise çok daha büyük.
Kapanıştan önce Hürmüz Boğazı’ndan günlük 20 milyon varil petrol geçiyor ve bu, küresel deniz yoluyla taşınan petrolün yüzde 20’sine denk geliyor. 1 dolar/varil baz alındığında bile, mevcut hacimden kısmi harç alınması bile yılda milyarlarca dolar gelir anlamına gelir. Bu ölçekte işlem için gereken hız ve likidite ise ancak stablecoin’lerle sağlanabiliyor.
Chainalysis raporunda, ‘Bu petrol sevkiyatları, son on yılların en zorlu döneminde rejim için fazlasıyla ihtiyaç duyulan gelir sağlayabilir’ ifadesine yer verildi.
Ancak stablecoin’ler Tahran için kendi risklerini de barındırıyor. BTC’den farklı olarak stablecoin ihraççıları, belirlenmiş cüzdan’larda tutulan varlıkları dondurabilir. Chainalysis, stablecoin’le harç sisteminin hayata geçmesi durumunda bu durumu düzenleyiciler ve kolluk kuvvetleri için önemli bir müdahale noktası olarak öne çıkarıyor.
Liderler ve gazetecilerin uzman analizleri için YouTube kanalımıza abone olun
