Bitcoin ETF’ler ABD’de Şubat’tan Bu Yana En Yüksek Haftalık Girişi Gördü
ABD spot Bitcoin ETF’leri geçtiğimiz hafta Şubat ayından bu yana en güçlü haftalık girişini kaydediyor: fonlara toplamda 786 milyon doların üzerinde para girişi oldu.
SoSoValue verilerine göre ABD’de listelenen bu fonlar, geçtiğimiz hafta neredeyse Şubat ayının son haftasındaki 787,31 milyon dolar seviyesine yaklaşan bir performans gösterdi.
BlackRock ve Morgan Stanley’nin Yeni MSBT Fonu Piyasada İlgi Yaratıyor
Bu güçlü giriş dönemi, risk iştahını törpüleyen geniş çaplı piyasa volatilitesi ve jeopolitik gerilim ortamının hemen ardından geliyor.
SoSoValue verilerine bakıldığında, hafta boyunca giriş-çıkışlarda dalgalı bir görünüm yaşandığı görülüyor. Haftaya pazartesi 471,32 milyon dolarlık güçlü bir girişle başlandı, haftanın ortasında çıkışlar yaşandı, perşembe ve cuma tekrar toparlandı.
ABD Bitcoin ETF’lerinin Haftalık Performansı. Kaynak: SoSoValue.
Bu toparlanma, yaklaşık iki aydır görülen en iyi haftalık sonucun elde edilmesini sağladı ve Bitcoin’in yeniden ivme kazanmasıyla birlikte alıcıların piyasaya döndüğüne işaret etti.
BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust fonu ilginin ana kaynağı olmayı sürdürüyor. Sadece geçtiğimiz hafta yaklaşık 612 milyon dolarlık giriş gördü ve bu rakam, kategorideki toplam haftalık net girişlerin yaklaşık beşte dördünü oluşturdu.
Bu yoğunlaşma büyük ve likit ürünlere olan kurumsal ilginin hâlâ çok güçlü olduğunu gösteriyor.
Öte yandan Morgan Stanley’nin yeni MSBT fonu piyasada ekstra bir heyecan yarattı. Fon ilk üç işlem gününde yaklaşık 46 milyon dolar topladı ve ETF grubuna olan talebin yeniden yükseldiği bir dönemde yatırımcılara taze bir fırsat sundu.
Başlangıçtaki akışlar BlackRock’ın hacmiyle kıyaslandığında küçük kalsa da Morgan Stanley’nin geniş dağıtım ağı nedeniyle bu lansman piyasa açısından büyük önem taşıyor. Bankanın yaklaşık 16.000 finansal danışmandan oluşan ağı trilyonlarca dolarlık müşteri varlığını yönetiyor ve bu erişim pek çok Bitcoin ETF ihraççısının ulaşamayacağı seviyede.
Fon akışlarındaki iyileşme, Bitcoin’in kendisi açısından da başarılı geçen bir haftaya denk geldi. Haftaya yaklaşık 67.000 dolar seviyelerinden başlayan Bitcoin, 70.000 doların üzerine çıktı; hafta sonunda ise 73.411 dolar civarında işlem görerek yaklaşık %9’luk bir yükseliş sergiledi.
Bu yükseliş hareketi, son aylardaki en güçlü haftalık yükselişlerden biri olarak kayıtlara geçti ve kısa süreli zayıf fiyatlamaların ardından piyasada yeniden ivmenin geri kazanılmasına katkı sağladı.
Arthur Hayes 3 Ay Aradan Sonra 1,1 Milyon Dolar Değerinde HYPE Aldı
BitMEX kurucu ortağı Arthur Hayes, Hyperliquid (HYPE) pozisyonunu büyütüyor: Son alımıyla 26.022 adet token’ı yaklaşık 1,1 milyon dolara portföyüne ekledi.
On-chain takipçisi Lookonchain’in işaret ettiği bu alım, yaklaşık üç aydır ilk kez HYPE birikimi yaptığını gösteriyor ve Hayes’in token’a olan güveninin tazelendiğine işaret ediyor.
Arthur Hayes Neden Hyperliquid Birikimini Artırıyor?
Bu son eklemeyle birlikte toplam HYPE varlığı artık 247.334 token’a ulaştı ve yaklaşık 10,44 milyon dolar değerine sahip. Pozisyonunda henüz realize edilmemiş %27,22 oranında kazanç—yaklaşık 2,23 milyon dolar kar—bulunuyor.
Bu gelişme, kripto para piyasasındaki yüksek volatiliteye rağmen ilk yatırımında güçlü bir getiri sağladığını gösteriyor. Alım hamlesi, Hayes’in 8 Nisan’da yaptığı halka açık açıklamanın ardından geldi.
En güncel gelişmeleri anında almak için bizi X’te takip edin
Hayes, Hyperliquid için 2026 Ağustos’una kadar 150 dolar fiyat hedefini koruyor. Bu, mevcut seviyelerden yaklaşık %266 yükseliş anlamına geliyor. Hayes, bu iddialı hedefin temelinde Hyperliquid’in gelir modelinin olduğunun altını çiziyor.
Platform, topladığı trading ücretlerinin %97’sini piyasadan HYPE almak ve token yakma işlemi yapmak için kullanıyor. Böylece token değeri doğrudan platform kullanımına bağlanıyor ve deflasyonist bir yapı oluşturuluyor.
Token alımı, aynı dönemde kurumsal ilgide de artışa işaret ediyor. Bitwise, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) BHYP koduyla ve %0,67 yönetim ücretiyle yeni bir başvuru yaptı.
Bloomberg analisti Eric Balchunas, bu tür eklemelerin genellikle fonun yakında piyasaya sürüleceğinin sinyalini verdiğini belirtti. Geçen ay ise Grayscale kendi S-1 başvurusunu yaparak Grayscale HYPE ETF’sini Nasdaq’ta GHYP koduyla listeleme planını açıkladı.
Bu olası ETF onayı, HYPE’a büyük miktarda kurumsal sermaye girişi yolunu açabilir ve token için yeni bir ivme ve yaygınlaşma sağlayabilir.
HYPE, son bir yılda büyük piyasa değerine sahip token’lar arasında en güçlü performans gösterenlerden biri oldu; CoinGecko’nun verilerine göre yaklaşık %176 değer kazandı. Ancak, genel piyasa baskısından tam anlamıyla kaçamadı.
Token son 24 saatte yaklaşık %2 gerileyerek 40,91 dolar seviyesine indi. Bu gerilemede ABD ile İran arasında anlaşmaya varılamaması etkili oldu.
Öte yandan, merkeziyetsiz kripto para borsalarında aktivite genel olarak geriliyor. Toplam DEX spot hacmi, mart ayında %23,9 düşerek 212 milyar dolara indi. Bu, ekim 2024’ten bu yana en düşük aylık hacim.
Aylık sürekli DEX hacmi martta 699 milyar dolara gerilerken, ekim 2025’te 1,369 trilyon dolar ile zirve yapmıştı—bu veriler DefiLlama tarafından paylaşıldı. Hyperliquid hâlâ perpetual segmentinin lideri. Fakat beş aydır süren aşağı yönlü trend, trading hacmi soğumaya devam ederse, ücretlerle finanse edilen buyback mekanizmasının sürdürülebilirliği konusunda soru işareti yaratıyor.
ETF onayları ve süregelen balina birikimi, makro ekonomideki yavaşlamanın etkisini dengeleyebilecek mi? HYPE yatırımcıları için 2. çeyreğe girerken en büyük merak konusu bu olacak gibi görünüyor.
YouTube kanalımıza abone olun, liderler ve gazetecilerden uzman analizlerini kaçırmayın
Bitcoin hafta sonu kazançlarını geri verdi: ABD-İran görüşmeleri çıkmaza girdi
Bitcoin (BTC), cumartesi günkü yükselişin ardından ABD ile İran’ın İslamabad’daki barış görüşmelerinden anlaşmasız ayrılmasıyla 72.000 dolar seviyesinin altına geriliyor.
Lider kripto para cumartesi günü neredeyse 74.000 dolar seviyesine kadar yükseldikten sonra, Asya piyasalarında 71.168 dolara kadar gevşedi.
ABD-İran Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı, Bitcoin Sert Düştü!
Yazı hazırlanırken BTC, son 24 saatte %1,84 değer kaybıyla 71.716 dolardan işlem görüyor.
BeInCrypto Markets verilerine göre, toplam kripto para piyasası değeri de %1,7 azaldı ve en büyük coin’ler kırmızıya büründü. Ethereum (ETH) yaklaşık 2.220 dolara inerken XRP de 1,33 dolara geriledi; her ikisi de neredeyse %2’lik kayıplar yaşadı.
BTC, haftanın başında ilan edilen iki haftalık ateşkes doğrultusunda yükselmişti. Ancak bu ateşkes pamuk ipliğine bağlı kalmaya devam etti.
İsrail Lübnan’a hava saldırılarını sürdürürken İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere kripto para ücreti uygulayacağını açıkladı. BeInCrypto’nun aktardığına göre ABD’li yetkililer, Tahran’ın boğazdaki tüm mayınları tespit edemediğini söylüyor.
ABD Merkez Komutanlığı’na göre, iki Amerikan donanma destroyeri Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme operasyonlarına başlamak için bölgeden geçti. Ancak İran bu iddiaları kesin dille yalanladı.
En güncel gelişmeler için bizi X’te takip edin
İslamabad’da ABD ile İran Arasında Ne Yaşandı?
Washington ve Tahran arasında yapılan üst düzey görüşmeler bir barış anlaşmasına varılamadan sona erdi. Her iki taraf da görüşmelerin neden tıkandığı konusunda farklı açıklamalar yaptı.
Fars haber ajansına göre, bir anlaşma için ABD’nin İran’ın “makul olmayan talepler” olarak gördüğü isteklerinden vazgeçmesi gerekiyor. Hürmüz Boğazı’nın kontrolü ve İran’ın nükleer programı iki ülke arasındaki temel anlaşmazlık noktası olmaya devam ediyor.
İran devlet televizyonu IRIB, bir paylaşımında şu ifadeleri kullandı: ‘İran heyetinin çeşitli girişimlerine rağmen ABD tarafının makul olmayan talepleri, müzakerelerin ilerlemesini engelledi. Bu nedenle görüşmelere son verildi’ dedi.
İran müzakere heyetine yakın bir kaynak, Fars haber ajansına şunları söyledi: Washington, savaş yoluyla elde edemediği tavizleri diplomasiyle almaya çalışıyor.
Kaynak, ‘Amerikalıların bu müzakereye ihtiyacı, uluslararası arenada kaybettikleri itibarlarını onarmak içindi ve savaşta İran karşısında yaşadıkları çıkmaza rağmen beklentilerini düşürmeye yanaşmadılar. İran’ın bir sonraki tur için şimdilik bir planı yok’ ifadelerini kullandı.
ABD tarafında ise Başkan Yardımcısı JD Vance kısa bir basın toplantısı düzenledi. Vance, Amerikan heyetinin “oldukça uzlaşmacı ve esnek” davrandığını savundu.
‘Başkan bize, buraya iyi niyetle gelip bir anlaşmaya varmak için elinizden gelenin en iyisini yapmanız gerektiğini söyledi. Biz de bunu yaptık ama maalesef ilerleme kaydedemedik’ diye konuştu.
Vance, hem şimdi hem de gelecekte İran’ın nükleer silah geliştirmesinin engellenmesinin Başkan Trump’ın “ana hedefi” olduğunu vurguladı ve brifingin ardından Pakistan’dan ayrıldı.
‘Bakın, ekibimizle sürekli iletişim halindeydik çünkü iyi niyetle müzakere ediyoruz. Buradan çok net bir teklif bırakıyoruz: Bu, bizim son ve en iyi önerimizdir. Bakalım İranlılar kabul edecek mi?’ dedi.
Bu kilitlenme iki haftalık kırılgan ateşkesin devamına dair endişeleri artırıyor. Ancak Pakistan dışişleri bakanı bir açıklama yayımlayarak taraflara ‘ateşkese bağlı kalmak zorunludur’ çağrısı yaptı.
Sektör liderleri ve gazetecilerden uzman yorumlar için YouTube kanalımıza abone olun
Bitcoin 74.000 Dolar’a Yaklaştı: ABD–İran Islamabad Görüşmesinde Anlaşma Çıkmadı
Bitcoin cumartesi günü 74.000 dolara yaklaşırken ardından geri çekiliyor, ABD-İran görüşmelerindeki son gelişmeler piyasaları anında etkiliyor.
Bu yükseliş, trader’ların gerilimin azalmasına dair ilk işaretleri fiyatlamasıyla birlikte risk iştahının arttığını gösteriyor. Ancak BTC, 9 saat süren ilk tur görüşmelerin anlaşmasız sona ermesinin ardından 73.000 doların altına geriliyor. Müzakereler pazar günü, 12 nisan’da yeniden başlayacak.
Bitcoin Fiyat Grafiği. Kaynak: CoinGecko ABD-İran Görüşmeleri Gece Boyunca Devam Ediyor
ABD ve İranlı yetkililer arasındaki görüşmeler hâlâ devam ediyor ve müzakereler gece geç saatlere kadar sürdü. Bu gelişme piyasada olumlu bir sinyal olarak algılanıyor.
Görüşmelerin bu kadar uzun sürmesi, tarafların masadan kalkmadığını ve sürece ciddi şekilde dahil olduklarını gösteriyor. Ayrıca gelen haberler, görüşmelerin detaylı ve teknik konulara geçtiğini, sembolik değil doğrudan pazarlık yapıldığını ortaya koyuyor.
Ancak yaklaşık 9 saatlik müzakerenin ardından resmi bir anlaşma duyurulmuş değil.
Dondurulan Varlıklar İddiası Doğrulanmadı
Önemli bir iddia ise İran kaynaklarından geliyor: ABD’nin görüşmeler kapsamında dondurulan İran varlıklarını serbest bırakmayı kabul ettiği öne sürüldü.
Bu talep uzun süredir İran’ın müzakere pozisyonunda kilit bir başlık. Varlıkların çoğu da yaptırımlar nedeniyle yurtdışında tutulan petrol gelirlerinden oluşuyor.
ABD tarafı ise bu iddiayı doğrulamadı. Yetkililer bu haberleri geri çevirerek meselenin henüz netleşmediğini belirtti.
Kaynak: Al Jazeera Katar’ın Deniz Trafiğini Açması Gerçek İlerleme Sinyali
Buna karşılık Katar’ın deniz yolu trafiğini yeniden başlatma kararı netlik kazandı. Yetkililer, seyrüseferin belirli zaman aralıklarında kontrollü şekilde başlayacağını açıkladı.
Bu adım somut bir gelişme olarak öne çıkıyor. Hem güvenlik ortamının iyileştiğini gösteriyor hem de LNG ile enerji sevkiyatlarının yolunun açılmasını sağlıyor.
Piyasalar açısından bu gelişme, kısa vadede arz endişelerini azaltıyor ve enerji fiyatlarına yönelik baskıyı da hafifletiyor.
Bitcoin Düşen Gerilimlere Anında Tepki Veriyor
Bitcoin’in yükselişi, kripto piyasasının jeopolitik gelişmelere ne kadar hızlı reaksiyon verdiğini bir kez daha gösteriyor. Enerji riskinin azalması, genel piyasa dengesine katkı sağlıyor ve risk iştahını artırıyor.
Ancak belirsizlik sürüyor. Taraflardan gelen çelişkili sinyaller, volatilitenin devam edeceğine işaret ediyor.
Şu an trader’lar, siyasi bir anlaşmanın teyidini beklerken, deniz taşımacılığı gibi gerçek dünyada yaşanan somut gelişmelere odaklanıyor.
WLFI Token Tüm Zamanların En Düşük Seviyesinde: World Liberty’nin DeFi Lending Tartışması Gündemde
World Liberty Financial, DeFi kredi protokolü Dolomite üzerindeki sıkı denetim altındaki 25 milyon dolarlık kredisini kapatmak için aceleyle ödeme yaptı.
Bu anlık ödemelerden ilki 7 Nisan’da 15 milyon dolar, ikincisi ise 10 nisan’da 10 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ödemeler, World Liberty Financial’ın kendi token’ını teminat olarak kullanması nedeniyle sektördeki tepkilerin giderek arttığı bir döneme denk geldi.
WLFI Krizi Sonrası Topluluk Baskısı Sonuç Verdi mi?
BeInCrypto’nun verilerine göre süregelen tartışmalar, WLFI token’ının fiyatını 0,07967 dolar ile tüm zamanların en düşük seviyesine (ATL) çekti. Bu rakam, projenin 2025’teki çok konuşulan lansmanından beri en kötü performans olarak kayıtlara geçti.
Piyasalardaki bu düşüşün nedeni, World Liberty Financial’ın yönetim token’larını teminat göstererek yüklü miktarda stablecoin çekmiş olması olarak gösteriliyor.
Arkham Intelligence’a göre Trump bağlantılı girişim iki farklı dijital cüzdanda yaklaşık 406 milyon dolar değerinde WLFI teminat göstererek 150 milyon dolar USDC borç aldı.
Bu hamle, Dolomite’in USD1 kredi havuzunu hızla eritti ve kullanım oranını %93’ün üzerine çıkardı. Sonuç olarak bireysel yatırımcılar ciddi bir likidite sıkışıklığıyla karşı karşıya kaldı ve fonlarını çekmekte zorlandı.
Öte yandan bu işlemlerin şeffaflığı, yönetim kadrosundaki çakışmalar nedeniyle daha da tartışmalı hale geldi. Dolomite kurucu ortağı Corey Caplan, şu anda World Liberty Financial’ın resmi danışmanlığını yürütüyor.
Dijital varlığın fiyatı dibi görürken DeFi analist’ları, kötü borçların oluşturduğu sistemik risklere dikkat çekiyor. Şu an WLFI teminatları, Dolomite’teki toplam 835,7 milyon dolarlık kilitli değerin yaklaşık %55’ini oluşturuyor ve tüm riski büyük ölçüde değeri hızla düşen tek bir varlığa bağlıyor.
World Liberty Financial “FUD” Endişelerini Reddediyor
Ancak World Liberty yöneticileri piyasalardaki paniği sert bir dille reddetti ve iflas söylentilerini “FUD” olarak tanımladı.
Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamalarda geliştirici ekip, kullandıkları bu yüksek kredi hacminin aslında tüm ekosisteme fayda sağladığını savundu. Ekip, “anchor borrower” olarak hareket ederek diğer katılımcılara yüksek getiri sunduklarını iddia etti.
Fakat eleştirmenler, fiyat düşüşlerinin hız kazanması halinde teminatların değerinin pozisyonun ayarlanabileceğinden daha hızlı düşebileceği ve borç verenler için kötü borç riskinin yükseleceği konusunda uyarıyor. World Liberty ise böyle bir senaryoda daha fazla teminat yatırabileceğini söyleyerek bu riski reddetti.
‘WLFI Markets’ta en büyük teminat sağlayıcı ve borçlulardan biriyiz. Evet, WLFI’yı teminat gösterip stablecoin’ler borç aldık. Hayır, tasfiye olmamıza daha çok var ve açıkçası piyasa bize karşı sert hareket etse bile kolayca daha fazla teminat sağlayabiliriz. Bunda bir risk yok. Bu işin mantığı da bu,’ şeklinde ekledi ekip.
Öte yandan büyük kayıplar yaşayan erken dönem yatırımcıları sakinleştirmek için World Liberty yeni bir yönetim önerisi açıkladı. Buna göre önümüzdeki günlerde kilitli token’ların açılması gündeme gelecek.
Ekip, yeni getirilecek framework kapsamında özellikle erken dönem bireysel alıcılara yönelik uzun vadeli ve yapılandırılmış bir hak ediş programı uygulanacağını belirtti.
Ether Machine, halka arz planlarını ilk kez temmuz 2025’te duyurmuş, 1,5 milyar doların üzerinde kesin taahhütlü sermaye ve 400.000’in üzerinde ETH ile yola çıkmayı hedeflemişti.
Bu önerilen ortaklık, Pantera Capital, Kraken ve Blockchain.com gibi sektördeki büyük oyunculardan destek bulmuştu.
Ancak beklenen sonuç alınamadı, birleşme gerçekleşmedi.
‘Ether Machine, Dynamix Corporation (Nasdaq: ETHM) ve The Ether Reserve LLC ile belirlenen iş birliği anlaşmasının, ilgili diğer taraflarla birlikte, piyasalardaki olumsuz koşullar sebebiyle derhal geçerli olmak üzere karşılıklı olarak feshedildiğini açıkladı’ şeklinde paylaşımda bulunuldu.
Bu kararın alınmasında güncel kripto para piyasasındaki ters rüzgarlar etkili oldu. Ekim ayından beri varlık fiyatlarında ciddi bir düşüş yaşanırken 2026’nın ilk çeyreği de baskıyı artırdı.
Her ne kadar kısa süreli jeopolitik gelişmeler Ethereum’u yukarı taşısa da token hâlâ ağustos 2025’teki tüm zamanların en yüksek seviyesine kıyasla yaklaşık %55 aşağıda seyrediyor.
Olumsuz tablo sadece Ether Machine ile sınırlı değil. En büyük kurumsal ETH yatırımcısı olan BitMine, yaklaşık 6,5 milyar dolar gerçekleşmemiş zararda oturuyor ve şirket hisseleri yıl başından bu yana %31,7 değer kaybetti.
YouTube kanalımıza abone olun: Liderler ve gazetecilerin uzman analizlerine ilk siz ulaşın!
Benzer senaryo sadece ETH ile sınırlı değil. Bitcoin hazine firmaları da baskı altında ve bazıları ellerindeki varlıkları tasfiye etmeye başladı.
50 Milyon Dolar Fesih Ücreti ve Tazminat Koşulları
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunulan 8-K dosyasına göre fesih anlaşması; karşılıklı feragat, dava etmeme taahhüdü ve itibarı zedeleyici açıklamalardan kaçınma maddelerini içeriyor. Atanan ‘Ödeyen’ taraf, anlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonraki 15 gün içinde Dynamix’e 50 milyon dolar ödemek zorunda.
‘Fesih Anlaşması ayrıca, Ödeyen’in belirli davalar nedeniyle oluşan kayıplar için Dynamix, Sponsor ve bunların bağlı kuruluşları ile Berns Tarafları’nı tazmin edeceğini; Dynamix’in ise bazı Dynamix hissedarlarının getirdiği davalar sonucu oluşan zararlar için Pubco, Şirket, Satıcı, Ödeyen ve onların bağlı kuruluşları ile Berns Tarafları’na tazminat sağlayacağını belirtiyor’ ifadelerine yer verildi.
Dynamix’in bir iş birliğini tamamlamak için 22 kasım 2026’ya kadar süresi var, yoksa şirket tasfiye edilecek. Herhangi bir anlaşma sağlanamazsa, halka açık hissedarlar emanetteki fondan payları oranında ödeme alacak.
Bizi X’te takip edin, güncel haberlere anında ulaşın!
İran Savaşı Körfez’de Alüminyum Tedarik Krizine Yol Açtı
Ortadoğu’nun en büyük alüminyum üreticisi Emirates Global Aluminium (EGA), bazı tedarik sözleşmelerini askıya aldığını duyuruyor.
Bloomberg’in haberine göre, bu gelişme 28 Mart’ta İran’a ait füze ve drone’ların, şirketin ana tesisi olan Al Taweelah dökümhanesine zarar vermesinin ardından yaşandı.
Körfez’de Alüminyum Krizi Büyüyor
Mücbir sebep terimi, bir tarafın kontrolü dışında ve öngörülemeyen savaş, doğal afet veya salgın gibi olağanüstü durumları ifade eder ve tarafların sözleşmeyi yerine getirmesini engeller.
Bir şirket ‘mücbir sebep ilan ettiğinde’ müşterilerine şu mesajı iletmiş oluyor: ‘Öngöremediğimiz ve önleyemediğimiz bir felaket yaşandı, bu yüzden taahhütlerimizi yasal olarak yerine getiremiyoruz ve bu konuda sorumlu tutulmamalıyız.’
Bloomberg News tarafından görülen belgelere göre ‘Bazı sözleşmelerde mücbir sebep ilan edildi’ diye bildirdi.
Abu Dabi’deki Khalifa Ekonomik Bölgesi’nde yer alan Al Taweelah tesisi, dünyanın en büyük dökümhaneleri arasında. İran saldırıları nedeniyle yaşanan hasarın, EGA’ya göre onarılmasının 12 aya kadar sürebileceği belirtiliyor.
Bu adım, 2025’te 1,6 milyon ton döküm metal üreten bir tesisin uzun süreli sekteye uğrayacağını gösteriyor. Saldırı, ABD ve İsrail’in İran sanayi altyapılarına yönelik operasyonlarına karşılık olarak gerçekleştirildi.
Drop Site, “Döküm devrelerinde metal katılaşarak ciddi hasara yol açtı. Şirket, onarımın 12 aya kadar uzayabileceğini açıkladı” bildirdi.
Gelişmeleri anlık takip etmek için X’te bize katılın
EGA bu süreçte yalnız değil. Aluminium Bahrain (Alba), Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından mart başında üç döküm hattını durdurmak zorunda kaldı. Alba da İran saldırısından etkilenen tesislerden biri oldu.
Bu arada Katar’ın Qatalum tesisinde de mart ayında üretimin tamamen durduğu açıklandı. QatarEnergy, enerji altyapısına yapılan saldırıların ardından LNG üretimini askıya aldı. Körfez’deki bu üç önemli üretici, toplamda küresel birincil alüminyum üretiminin yaklaşık %9’unu temsil ediyor.
Global Markets Investor şu değerlendirmede bulundu: ‘Alüminyum, uçaklardan gıda paketlemeye, güneş panellerine kadar her alanda kullanılıyor. Yani tedarik kesintisinin etkileri metal piyasasıyla sınırlı kalmıyor. Bu artık sadece bir enerji krizi değil, aynı zamanda bir sanayi krizi’ dedi.
Bu Kriz Neden Sadece Emtia Piyasasıyla Sınırlı Değil?
Wood Mackenzie’ye göre Orta Doğu’daki kriz, 2026 yılında küresel piyasadan 3 ila 3,5 milyon ton alüminyum üretimini eksiltebilir. Küresel üretim geçen yıl 74 milyon tonun biraz altında kalmıştı. Londra Metal Borsası’nda alüminyum fiyatları ton başına 3.500 doları aşarak son dört yılın zirvesine tırmandı.
Goldman Sachs, bölgedeki üretim kaybı sürerse fiyatların 3.600 dolar seviyesine yükselebileceği konusunda uyarıyor. Kpler analistleri ise, tansiyon daha da artarsa fiyatların 4.000 dolar civarına ulaşabileceğini belirtiyor.
West Point Modern Savaş Enstitüsü alüminyumu savunma ve sanayi altyapısı için ‘temel bir malzeme’ olarak tanımlıyor ve ABD’nin ithal alüminyumunun %22’sini Orta Doğu’dan sağladığını vurguluyor. LME depo stokları mayıs ayından bu yana yaklaşık %60 azaldı; yani ilave bir şok karşısında tampon çok sınırlı.
Geniş açıdan bakarsak zaten çalkantılı bir hal alan ekonomi, yükselen petrol fiyatları, kesintiye uğrayan deniz taşımacılığı ve İran krizine bağlı gelişmelerin gölgesinde. Şimdi ise alüminyum darboğazı, başta havacılıktan otomotive kadar Körfez menşeli alüminyuma bağımlı sektörler üzerinde enflasyon baskısını artırıyor. Atalarımızın dediği gibi: ‘Dert bir değil elbet, biri biter biri başlar’.
Müzakereler sürerken tüm gözler ateşkesin kalıcı olup olmayacağına ve Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılıp açılmayacağına çevrildi. Bu gelişmeler önümüzdeki aylarda alüminyum açığının ne kadar büyüyeceğini ve fiyatların nereye tırmanacağını belirleyecek.
YouTube kanalımıza abone olun ve sektörün liderleri ile gazetecilerin uzman analizlerini izleyin
Butan son 18 ayda Bitcoin (BTC) rezervlerinin yüzde 70’inden fazlasını sattı. Bu durum, bir zamanlar övgüyle anılan devlet destekli madencilik denemesinin geleceğiyle ilgili soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Arkham Intelligence’ın zincir üstü analiz verileri, Himalaya krallığının devlete ait yatırım fonunun istikrarlı ve bilinçli bir satış süreci izlediğini gözler önüne seriyor.
Butan’ın Bitcoin Denemesinde Hava Sönüyor Mu?
Wu Blockchain, sadece 2026 yılında krallığın cüzdanlarından toplam 215,7 milyon dolar değerinde BTC çıkarıldığını bildirdi. Ayrıca Arkham’ın son verilerine göre Butan yaklaşık 18 saat önce 250 BTC’yi daha transfer etti.
Bu transferin ardından cüzdanda yaklaşık 3.774 BTC kaldı. Bu rakam, ekim 2024’deki 13.000 BTC seviyesinden keskin bir düşüş anlamına geliyor.
Butan Bitcoin Varlıkları. Kaynak: X/Wu Blockchain
Bizi X’te takip edin ve en güncel gelişmeleri kaçırmayın
Butan’ın rezervlerini yöneten devlet fonu Druk Holding and Investments (DHI), 2019’da BTC madenciliğine artı hidroelektrik enerjisi kullanarak başlamıştı. Bu hamleyle küçücük, denize kıyısı olmayan Himalaya ülkesi, dünyanın en büyük devlet destekli Bitcoin sahiplerinden biri haline geldi.
Ancak veriler gösteriyor ki; Butan, bir yılı aşkın süredir 100.000 doların üzerinde madencilik geliri elde edemedi. Bu eksiklik, krallığın hidroelektrik destekli madencilik faaliyetlerini tamamen durdurmuş olabileceği yönünde iddiaları ateşledi.
Arkham şöyle belirtti: ‘Butan’ın 2024 Kasım ayı itibarıyla madenciliği durdurduğu görülüyor’ dedi.
Madenci ve Fon Devleri Bitcoin Satış Dalgasına Katılıyor
Butan BTC riskini azaltan tek oyuncu değil. Son aylarda birçok halka açık madenci ile büyük Bitcoin fonu, farklı gerekçelerle hızla satışa yöneldi.
Cango, Bitcoin teminatlı kredi borçlarını kapatmak için mart ayında 2.000 BTC sattı. Böylece hazinesindeki BTC miktarı 1.025’e geriledi. MARA ise 4-25 mart döneminde yaklaşık 1,1 milyar dolara 15.133 BTC satışıyla bir milyar dolarlık dönüştürülebilir tahvil geri alımı yaptı.
Bir diğer madenci Riot Platforms, 2026 ilk çeyrekte 3.778 BTC sattı ve kasasına yaklaşık 289,5 milyon dolar koydu. Dikkat çekici şekilde hem MARA hem Riot’tan nisan ayında yeni transferler izlendi. Bu adımlar, satışların sürebileceğinin sinyalini veriyor.
Küçük oyuncular da pozisyonlarını azalttı. Genius Group, 1 nisan’da toplam 84,15 BTC’lik tüm varlığını satıp 8,5 milyon dolarlık borcunu ödemek için kullandı. Ayrıca Nakamoto Holdings, mart ayında yaklaşık 284 BTC satarak 20 milyon dolar topladı ve ortalama maliyetinin altında satış yaparak zarar yazdı.
Bu satış dalgası, MicroStrategy’nin tavrından ayrışıyor. Zira şirket, mart ayında tek başına 44.377 BTC aldı ve şu an toplamda 766.970’den fazla BTC tutuyor.
YouTube kanalımıza abone olun ve uzmanların analizlerinden ilk siz haberdar olun
Bireysel Yatırımcılar Kasım’dan Bu Yana İlk Kez ABD Hissesi Sattı
Bireysel yatırımcılar geçtiğimiz hafta net hisse satıcısı olarak, kasım 2025’ten beri ilk kez portföylerinde düşüş yönlü pozisyonlara kayıyor.
Bu satış dalgası, ABD hisse senetlerinde göze çarpan bir rallinin ortasında gerçekleşiyor. S&P 500 endeksi savaştan kaynaklanan kayıplarını neredeyse tamamen telafi ederek güçlü bir toparlanma sergiledi.
Bireysel Yatırımcılar Pes Ederken Piyasada Ralli Yeniden Başladı
Küçük yatırımcıların piyasaya katılımında keskin bir yavaşlama var. Global Markets Investor verilerine göre, bireysel hisse alımları ocak ayındaki zirveye kıyasla yaklaşık %70 azaldı.
Global Markets Investor, ‘Bireysel yatırımcılar en kötü zamanda düşüş yönlü davrandı: Bireysel yatırımcılar kasım 2025’ten beri ilk kez geçtiğimiz hafta hisse sattı’ dedi.
27 mart – 2 nisan tarihleri arasında bireysel trader’lar net put opsiyonu primi olarak rekor düzeyde 275 milyon dolar harcadı. Bu, son bir yılın en büyük beş günlük seviyesi olarak kayıtlara geçti.
Bireysel yatırımcıların böyle sert şekilde savunmaya geçmesi, endeksin ani toparlanmasıyla tam anlamıyla zıt bir görüntü çiziyor. Bu ralliye ABD-İran ateşkes ilanı da destek oldu: Petrol fiyatları düştü, risk iştahı yeniden arttı.
Citadel Securities’de hisse ve hisse türevleri strateji başkanı Scott Rubner, perakende net satışlarının ocak 2020’den bu yana sadece 18 kez gerçekleştiğini belirtti. Bu kadar nadir görülmesi, genellikle zıt görüşlü bir sinyal anlamına geliyor.
Benzer dönemlerin ardından S&P 500 endeksi, sonraki iki ayın %82’sinde yükseldi ve ortalama %4,1 getiri sağladı.
X’te bizi takip edin ve son dakika gelişmelerinden anında haberdar olun
Tarih Ralliden Yana: Hisse Piyasalarında Bahar Havası
Öte yandan Kobeissi Letter, S&P 500 endeksinin yedi gün üst üste yükseldiğini ve yaklaşık %7,6 getiriyle ekim 2025’ten bu yana en uzun yükseliş serisini yakaladığını aktardı.
Analistler 1950’lerden bu yana S&P 500’ün en az %7’lik yükselişle yedi gün üst üste kazanç elde ettiği böyle bir serinin sadece dokuz kez görüldüğünü açıkladı.
Bu dokuz örneğin sekizinde, endeks bir ay sonra daha yüksekte kapanmış ve ortalama %4,4 kazanç sağlamış oldu. Önümüzdeki üç aya bakınca ise yedi kez artıda kapatırken ortalama getiri %10,2 oldu.
Paylaşımda ‘Tarih, piyasa momentumunun devamına işaret ediyor’ ifadeleri yer aldı.
Piyasadaki yayılım da güçleniyor. Invesco QQQ Trust (QQQ) fonundaki hisselerin yaklaşık %65’i şu an 10 günlük hareketli ortalamasının üzerinde işlem görüyor; bu oran sadece beş gün önceye kıyasla 40 puanlık bir artış anlamına geliyor.
Mevsimsel döngüler de rüzgarı arkasına alıyor. nisan ayı tarihsel olarak en güçlü aylardan biri olarak öne çıkıyor. MSCI Dünya Endeksi son 25 yılda nisan aylarının yaklaşık %75’inde yükseldi ve ortalama %2 civarı getiri sundu.
Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde: Tedbirli bireysel yatırımcı pozisyonları ile piyasa iç dinamiklerindeki güçlenme arasındaki ayrışma, mevcut rallinin devam edebileceğine işaret ediyor.
Tarihi örnekler yine gerçekleşirse, bireysel yatırımcıların pes edişi tersine bir sinyal üretip önümüzdeki dönemde hisselerde yükselişin önünü açabilir.
YouTube kanalımıza abone olun ve sektör liderlerinin, gazetecilerin analizlerini izleyin
Grayscale, 2026 yılının ikinci çeyreğinde yatırım ürünlerinde potansiyel olarak değerlendirmek üzere incelediği kripto varlıklarının listesini daraltıyor. Şirket, geçtiğimiz çeyrekte 36 olan token sayısını 30’a düşürdü ve doğrudan tüketiciye yönelik kripto projelerini içeren tüm bir kategoriyi listeden çıkardı.
Varlık yönetim şirketinin güncellediği “Değerlendirme Altındaki Varlıklar” listesi, dört ana başlıkta toplanıyor: akıllı kontrat platform’ları, finansal varlıklar, yapay zeka ve altyapı ile hizmetler.
Grayscale’in Q2 Güncellemesi: Odak AI Projelerinde!
İlk çeyrekteki versiyonda şirket, Consumer & Culture yani Tüketici ve Kültür kategorisini de içeren beş başlıkta 36 ismi sınıflandırıyordu. Fakat bu kategori son güncellemede tamamen kaldırıldı.
Bu değişiklik, listenin en kalabalık başlığını artık yapay zekaya bırakıyor. Grayscale, ikinci çeyrekte yediye kıyasla 10 yapay zeka bağlantılı varlığı listeye aldı.
Eklenen yeni isimler arasında Fabric Protocol, Kite AI ve Venice öne çıkarken, önceki listede kalan Flock, Grass, Kaito, Virtuels Protocol ve Worldcoin gibi projeler de bulunuyor.
Güncellenen listede akıllı kontrat tarafında Canton, hizmetler ve altyapı kategorisinde ise Helium da ilk kez yer aldı.
Grayscale Değerlendirme Altındaki Varlıklar Listesi. Kaynak: Grayscale
Bu arada Grayscale, önceki sektör listelerinden çok sayıda token’ı tamamen çıkardı.
İkinci çeyrek güncellemesinde artık yer almayan isimler arasında akıllı kontrat başlığı altındaki Aptos, Arbitrum, Binance Coin ve Polkadot öne çıkıyor. Finans tarafında ise Euler, Lombard, Plume Network ve Sky listeden çıkarılanlar arasında. Ayrıca Tüketici ve Kültür kategorisinden ARIA Protocol, Bonk ve Playtron silindi.
Sonuç olarak liste hem daraldı hem de daha odaklı hale geldi. Akıllı kontrat platform’ları ondan yediye, finansal token’lar on birden yediye indi. Hizmetler ve altyapı ise beşten altıya yükseldi.
Bu güncelleme beraberinde, özellikle altyapı ile yapay zeka odaklı kripto anlatılarına daha çok ağırlık verildiğini de gösteriyor.
Grayscale; Celo, Mantle, Monad, Toncoin, Tron, Ethena, Hyperliquid, Jupiter, Kamino, Maple Finance, Morpho, Pendle, DoubleZero, Geodnet, Jito, LayerZero ve Wormhole gibi bilinen projeleri listede tutarken en büyük stratejik değişim, yapay zeka girişimlerinin büyük oranda çoğalmasında yaşandı.
Dikkat çeken bir diğer nokta ise yapay zeka bağlantılı kripto projelerinin bu yılın ilk çeyreğinde öne çıkmasıydı. Bunun başlıca nedeni, generative AI (üretken yapay zeka) alanındaki çarpıcı büyüme oldu.
Son bir yılda, sektör hem kurumlardan hem de toplumun genelinden önemli bir ilgi çekmeye devam ediyor.
Binance, Teknoloji Süper Döngüsü Öncesi Pre-IPO Token’lar için Trading Başlattı
Binance, Web3 Wallet’ının Markets bölümünde pre-IPO varlıklarını öne çıkarmaya başlıyor. Şirket henüz halka açılmamış özel girişimlere bağlı yeni bir zincir üstü ürünü devreye aldı.
Kripto para borsası, mobil uygulamasının cüzdan görünümünde artık beş pre-IPO varlığın listelendiğini açıkladı.
SpaceX ve OpenAI ile Bağlantılı Pre-IPO Token’lar: Neler Oluyor?
Richard Teng’in yönettiği kripto para borsası kısa yaptığı duyuruda, markette listelenen bu beş varlığın hangileri olduğunu ise açıklamadı.
Ancak pre-IPO varlıklarının artık Binance uygulamasında canlı olduğunu açıklayan PreStocks, platformunda SpaceX, OpenAI, Anthropic, Anduril, Kalshi ve Polymarket gibi şirketlere bağlı token’lar sunduğunu belirtti.
PreStocks’un internet sitesinde yer alan bilgilere göre, token’ların her biri, ilgili şirket hisselerine özel amaçlı araç (SPV) yoluyla 1:1 oranında dayalı varlık pozisyonu ile destekleniyor.
PreStocks, bu token’ların sahiplerine mülkiyet, oy hakkı, temettü, bilgi veya başka herhangi bir yasal hak tanımadığını vurguluyor. Ayrıca bu ürünlerin Amerika Birleşik Devletleri’nde ve ABD vatandaşı olanlar için sunulmadığı da ekleniyor.
Kısacası bu yapı, sahiplerine sadece fiyat pozisyonu sağlıyor; hissedar hakları ise yok.
Bu arada Binance’in tokenize edilmiş hisse senedi alanına girişi, büyük dijital varlık platformları arasında geleneksel finans dünyasındaki süreçleri yakalama yarışını daha da kızıştırıyor.
Başta Kraken ve Gemini gibi büyük kripto para borsaları olmak üzere, son bir yılda geleneksel finansın çevresinde çeşitli ürün arayışında oldukları görülüyor. Dikkat çeken bir gelişme ise, Bitget’in kısa süre önce IPO Prime adlı benzer bir ürünü devreye almış olması.
Bu platformların agresif atakları, 2026’da beklenen ‘IPO süper döngüsünün’ oluşturduğu bireysel yatırımcı talebinden pay kapmak istediklerini gösteriyor.
Piyasa analistleri, bu halka arz dalgasının tarihin en büyüklerinden biri olacağını ve üç trilyon altı yüz milyar doların üzerinde bir değerin açığa çıkabileceğini belirtiyor.
Elon Musk’ın SpaceX’i bu yeni halka arz dalgasının başını çekiyor. Şirket, 1 nisan’da Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) gizli başvuruda bulundu. Haberlere göre, uzay teknolojisi şirketi haziran 2026’da, yaklaşık iki trilyon dolar değerlemeyle borsaya açılmayı hedefliyor.
Bitcoin’e Para Tekrar Akıyor: Zincir Üstü Veriler Ne Gösteriyor?
Bitcoin (BTC) zincir üstü analizler ve vadeli işlemler piyasasındaki pozisyonlarla beraber likidite rotasyonunun ilk sinyallerini veriyor. Yatırımcı davranışında kademeli bir değişim göze çarpıyor.
BTC fiyatı, ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilim sürerken ılımlı bir toparlanma sergiliyor.
Stablecoin’den Bitcoin’e Geçiş Hattı Yeniden Açıldı
X’te (eski adıyla Twitter) paylaşım yapan analist Darkfost, şubat sonunda Bitcoin’in gerçekleşen piyasa değeri (realized cap) eksi 28,7 milyar dolara kadar gerilediğine dikkat çekti. Aynı dönemde stablecoin piyasa değeri ise 6 milyar doların üzerine çıktı.
Bu tablo, piyasadan tamamen çıkmadan sermayesini korumak isteyen yatırımcıların savunma pozisyonu aldığını gösteriyordu. Analiste göre,
‘Bu, önceki ayı piyasasından bu yana ilk defa böyle bir rotasyon gözlemlendiğine işaret ediyordu. O noktada bu konfigürasyon yatırımcıların sermayesini koruma niyetini net bir şekilde ortaya koydu’ dedi.
En güncel gelişmeleri anlık almak için bizi X’te takip edin
Stablecoin ve Bitcoin Arasında Sermaye Rotasyonu. Kaynak: X/Darkfost
Ancak tablo kısa sürede değişti. Şu an itibarıyla Bitcoin’in gerçekleşen piyasa değeri eksi 3 milyar dolara kadar toparlandı. Stablecoin piyasa değeri ise eksi 1 milyar dolara geriledi. Bir dönem kenarda bekleyen sermayenin yeniden lider kripto para’ya aktığı görülüyor.
Vadeli İşlemlerde 2023 Yılının Kırılım Öncesi Duruşu Görülüyor
Türev piyasa verileri de bu iyimserliği destekliyor. Analist Michaël van de Poppe, spekülatörlerin şu anda Bitcoin’de net uzun pozisyon aldığını belirtti.
‘2023’te büyük bir kırılım öncesinde gördüğümüz tabloya çok benziyor. Ticari oyuncular (Commercials) piyasada net kısa pozisyonda. Bu, spekülatörlerin tam tersi bir pozisyon aldığı anlamına geliyor’ diye belirtti.
Bitcoin Commercials ve Spekülatörlerin Pozisyonları. Kaynak: X/Michaël van de Poppe
Van de Poppe, BTC’nin 80.000-85.000 dolar aralığına yükselebileceğini belirtti. Ancak verilerin kesin ve tek yönlü bir yükseliş vaat etmediğini de vurguladı; daha ziyade artan volatiliteye işaret ettiğini söyledi.
‘Şimdi bu, Bitcoin’in kesinlikle sert bir şekilde yukarı kırılacağı anlamına gelmiyor. Fakat iki aydır bu bölgede yatay hareket ediliyordu ve piyasa aşağı gitmeye yanaşmadı. Bu tablo da volatilitenin yaklaştığına dair önemli bir gösterge’ diye yazdı.
Lider isimler ve gazetecilerden uzman analizler için YouTube kanalımıza abone olun
Bu değişimin zamanlaması da dikkat çekiyor. Darkfost, İran kaynaklı belirsizliğin zirve yaptığı süreçte rotasyonun başladığını belirtti.
‘Sanki bazı yatırımcılar Bitcoin’i enflasyon ve çatışmadan kaynaklanan ekonomik risklere karşı bir koruma olarak görmeye başladı’ diye yorumladı.
Bitcoin, savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana %10’dan fazla değer kazandı. Şimdilik toparlanma sınırlı kalsa da Darkfost’a göre bu sermaye rotasyonu sürerse yükseliş de devam edebilir.
BeInCrypto Markets verilerine göre BTC, son bir günde ateşkes görüşmeleri Pakistan’da devam ederken %1’in üzerinde yükseldi. Haberin yazıldığı sırada kripto para 72.900 dolardan işlem görüyor.
İran’ın Hürmüz Geçiş Ücreti Bitcoin Değil Stablecoin’lerle Alınabilir
İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker’lardan kripto para ile ödeme talep ediyor. İran Petrol, Gaz ve Petrokimya Ürünleri İhracatçıları Birliği Sözcüsü Hamid Hosseini, yaptığı son açıklamada özellikle Bitcoin (BTC) ismini andı.
Ancak Chainalysis, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) geçmişten bu yana parayı nasıl taşıdığına bakıldığında stablecoin’lerin tercih edileceğini öne sürüyor.
Stablecoin’ler İran’ın Planıyla Uyumlu
Chainalysis’a göre, büyük ihtimalle IRGC’nin harç toplama aracı stablecoin’ler olacak, BTC değil. Firma, rejimin yıllardır süren yasadışı ticaretlerinde de dolar bazlı token’lara öncelik verdiğinin altını çiziyor.
Buradaki mantık gayet basit. Dolar bazlı stablecoin’ler, BTC’nin sağlayamadığı fiyat istikrarını sunuyor. İran riyali dolara karşı değer kaybetmeye devam ederken fiyat istikrarı, büyük ölçekli ticari gelirler için olmazsa olmaz bir unsur haline geldi.
Bitcoin’in belirgin volatilitesi, toplanan harç miktarının tahmin edilemeyen kayıplar yaşamasına yol açabilir.
Chainalysis raporunda şöyle deniyor: ‘Rejim, stablecoin’leri tercih etti çünkü ABD dolarına endeksli olmaları değer koruması sağlıyor ve ölçekli kullanım için gerekli likiditeyi sunuyor. Buna karşılık Bitcoin, düzenli fiyat dalgalanmaları yaşıyor’ dedi.
Chainalysis, IRGC’nin tarihte petrol satışı, silah tedariki ve vekil finansmanında hep stablecoin’lerden faydalandığına dikkat çekiyor. Öte yandan Bitcoin’in İran’ın kripto para operasyonlarındaki rolü çok daha farklı.
Bu rapor, BTC’nin öncelikle İranlı siber aktörlerin fidye yazılımı ve benzeri kötü niyetli siber operasyonlarında kullanıldığını belirtiyor. Yani, yüksek hacimli ticari harç toplamayla bambaşka bir amaca hizmet ediyor.
En güncel haberlere anında ulaşmak için bizi X’te takip edin
Zincir Üstünde Şimdiden Milyarlar Döndü!
IRGC’nin mevcut kripto para faaliyetlerinin ulaştığı seviye, stablecoin’lerin neden en mantıklı tercih olabileceğini de gözler önüne seriyor. Chainalysis, IRGC’ye bağlı cüzdan adreslerinin 2024 yılında 2 milyar doların üzerinde fon aldığını tahmin etti.
Bu rakam, 2025’te 3 milyar doların üstüne çıkarak yılın son çeyreğinde İran’ın toplam kripto para ekosisteminin yaklaşık yarısını oluşturdu.
Bu tutarların alt sınırda kaldığı da not ediliyor. Zira sadece ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından listelenen ve İsrail Terör Finansmanı Ulusal Bürosu tarafından ele geçirilen adresler dâhil edilmiş. Perde arkasındaki çok sayıda paravan şirket ve aracı cüzdan ağı ise çok daha büyük.
Kapanıştan önce Hürmüz Boğazı’ndan günlük 20 milyon varil petrol geçiyor ve bu, küresel deniz yoluyla taşınan petrolün yüzde 20’sine denk geliyor. 1 dolar/varil baz alındığında bile, mevcut hacimden kısmi harç alınması bile yılda milyarlarca dolar gelir anlamına gelir. Bu ölçekte işlem için gereken hız ve likidite ise ancak stablecoin’lerle sağlanabiliyor.
Chainalysis raporunda, ‘Bu petrol sevkiyatları, son on yılların en zorlu döneminde rejim için fazlasıyla ihtiyaç duyulan gelir sağlayabilir’ ifadesine yer verildi.
Ancak stablecoin’ler Tahran için kendi risklerini de barındırıyor. BTC’den farklı olarak stablecoin ihraççıları, belirlenmiş cüzdan’larda tutulan varlıkları dondurabilir. Chainalysis, stablecoin’le harç sisteminin hayata geçmesi durumunda bu durumu düzenleyiciler ve kolluk kuvvetleri için önemli bir müdahale noktası olarak öne çıkarıyor.
Liderler ve gazetecilerin uzman analizleri için YouTube kanalımıza abone olun
Worldcoin token kilit açılışlarını neredeyse yarı yarıya azalttı: Fiyata etkisi olur mu?
World Coin, OpenAI CEO’su Sam Altman’ın kurucusu olduğu kripto para projesi, 24 Temmuz’dan itibaren World Coin (WLD) günlük token kilit açılış oranında önemli bir düşüşe gideceğini duyuruyor.
Bu değişiklik topluluk, ekip ve yatırımcı tahsisatlarını farklı oranlarda etkileyecek. Ayrıca WLD, bu ay başında tüm zamanların en düşük seviyesini gördükten sonra piyasa baskısıyla da mücadele ediyor.
World Coin (WLD) Kilit Açılış Oranı Temmuz 2026’da %43 Düşecek!
Duyuruya göre, günlük kilit açılış oranı 24 Temmuz’da %43 azalacak. En yüksek kesinti World Community tahsisatında olacak.
Bu oranda günlük 3,2 milyon WLD’den 1,6 milyon WLD’ye düşüşle neredeyse yarı yarıya kesinti yapılacak. Tools for Humanity (TFH) yatırımcı ve ekip token kilit açılışlarında da %32 azalma olacak ve günlük 1,9 milyondan 1,3 milyon WLD’ye inecek.
Böylece toplamda, günlük dağıtım yaklaşık 5,1 milyon WLD’den 2,9 milyon WLD’ye gerileyecek. 10 Nisan itibarıyla 4,9 milyar WLD token açılmış durumda ve bu da toplam 10 milyar arzın %49’una denk geliyor. Bunun 3,3 milyarlık kısmı piyasada aktif olarak dolaşıyor.
World Coin ekibi şöyle belirtti: Temmuz 2024’te ekip ve yatırımcı token’larının büyük bölümü ek, uzun vadeli kilitlenmeye tabi tutuldu fakat günlük açılış takvimine uygun kalmaya devam etti. Önemli bir detay: Herhangi bir toplu kilit açılışı (unlock cliff) yok. Tüm WLD token’larının canlı açılış takvimi Dune üzerinden takip edilebiliyor. Bu kilitleme takvimlerinin sonucu olarak 24 Temmuz 2026’da tüm token tahsisatlarında günlük açılış hızı otomatik olarak azalacak.
YouTube kanalımıza abone olun — Liderlerin ve gazetecilerin derin analiz videolarını izleyin!
Satış Baskısı ve Yapısal Sıkıntılar Karşı Karşıya!
Bu açıklama, World Foundation’ın yakın zamanda yaklaşık 65 milyon dolarlık bir OTC (tezgah üstü) token satışını WLD başına yaklaşık 0,27 dolardan tamamlamasından haftalar sonra geldi.
WLD, 2026 başından beri değerinin %45’inden fazlasını kaybetti ve Mart 2024’teki yaklaşık 11 dolar tepesinin %97 altında işlem görüyor. Haber yayına hazırlandığı anda, WLD fiyatı piyasada %4,7 yükselişle yaklaşık 0,28 dolarda seyrediyordu.
X hesabımızı takip edin — Son dakika kripto para haberlerini anında öğrenin!
WLD Fiyat Performansı. Kaynak: BeInCrypto Markets
Kilit açılış oranının düşürülmesi satış baskısını gerçekten azaltacak mı henüz belli değil. Daha düşük dağıtım oranı kısa vadede biraz nefes aldırabilir fakat kalıcı bir toparlanma için risk iştahının geri gelmesi ve piyasa koşullarının iyileşmesi gerekiyor.
O zamana dek WLD’de süregelen düşüş trendi ve zayıf yatırımcı hissiyatı, fiyat hareketini baskılamaya devam edebilir ve kilit açılışlarındaki bu azalma kısa vadede sınırlı bir etkiyle kalabilir.
FTX’den Sonra Kurumlar Kripto Paralarını Kripto Para Borsası’nda Tutmak İstemiyor
Kurumlar kripto parayı benimseme hızını artırıyor, önde gelen oyuncular giderek piyasaya giriş yapıp dijital varlıklara maruz kalma oranlarını yükseltiyor. Ancak katılım artarken bu kurumların ekosistemle etkileşim şekli de kökten değişmiş durumda.
Eskiden fonlar, büyük miktarda sermayeyi doğrudan kripto para borsası’nda tutuyordu. Artık bu model tarihe karışıyor. Yerine şu yapı geldi: Artık trading ve saklama (custody) fonksiyonları birbirinden tamamen ayrılıyor.
‘Kriptoda karşı taraf riski farkındalığı döngüsel olur ve son büyük siber saldırı, FTX’ten bu yana en büyük borsa risk azaltma dalgalarından birini tetikledi. Bu, kripto saklaması ile borsa trading’i arasında ayrım yapmanın güvenlik için şart olduğuna dair bir başka net uyarı’ dedi Sygnum Ürün Direktörü Dominic Lohberger.
FTX Kurumsal Güveni Nasıl Sarstı?
2022’den önceki baskın strateji oldukça basitti: Fonlarınızı kripto para borsası’na yatırın, işlem yapın, hızlılık ve pratiklik için sermayenizi orada bırakın. Yani borsalar hem trading platformu hem de saklayıcı gibi davranıyordu. Ta ki bu sistem çökene kadar.
FTX’in çöküşü kritik bir açığı ortaya çıkardı. Yatırımcılar devasa ve çoğu zaman görünmez karşı taraf riski üstleniyordu. FTX aynı anda hem borsa, hem saklama kurumu, hem borç veren hem de takas kurumu gibi çalışıyordu.
Daha önce “operasyonel verimlilik” olarak görülen bu yapı, bir anda yapısal bir zafiyet olarak algılanmaya başlandı. Müşteri varlıkları doğrulanabilir, zincir üstü, ayrılmış hesaplarda tutulmuyordu. Şirket iflas başvurusu yaptığında müşteriler, fonlarının Alameda’ya aktarıldığını öğrenince adeta şok yaşadı.
Bu zarar sadece FTX’in doğrudan kullanıcılarıyla sınırlı kalmadı. Kayıp, FTX’te varlıklarının yarısı takılı kalan, eski tescilli yatırım danışmanı Galois Capital’in faaliyetini sonlandırmasına yol açtı.
Eylül 2024’te ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) Galois’ye “müşteri varlıklarının güvenliğini sağlama yükümlülüğüne” uymadığı için 225.000 dolar ceza kesti.
Celsius’un iflası ise adeta tuz biber ekti. Bir ABD iflas mahkemesi, Celsius Earn hesabına yatırılan müşteri varlıklarının artık mevduat sahiplerinin değil, borçlunun mülkü olduğuna hükmetti.
Kendini “varlık sahibi” sanan yatırımcılar bir gecede yasal olarak teminatsız alacaklı olduklarını acı biçimde öğrendi.
Coalition Greenwich’in araştırmasına göre FTX çöküşünden önce kurumsal düzeyde soğuk depolama ve borsa cüzdanları eşit oranda tercih ediliyordu. Ancak tüm dengeler bir gecede değişti.
Sektörün “anahtar senin değilse coin de senin değil” sloganı artık felsefenin ötesinde bir yasal gerekliliğe dönüşmüş durumda.
Borsa Dışı Mutabakat Modeli Nasıl İşliyor?
Geleneksel kripto para trading modelinde kurumlar, işlem yapmadan önce fonlarını kripto para borsası’na yatırmak zorundaydı. Borsa hem varlığı hem de işlemi tek elde topluyor, böylece tüm risk tek noktada yoğunlaşıyordu.
Borsa dışı mutabakat (off-exchange settlement ya da OES) ise bu modeli tersine çeviriyor. Bu yeni altyapı özellikle riski izole etmek amacıyla tasarlandı: Varlıklar üçüncü parti bir saklamacıda ya da kendi saklama cüzdanı’nda tutuluyor.
Artık kurumlar borsaya para yatırmak yerine, varlıklarını genellikle denetlenen kurum veya altyapı sağlayıcıları olan üçüncü parti saklamacılarda tutuyor. Bu saklamacılar, fonları ayrılmış ve güvenli cüzdanlarda koruyor.
Trading hala kripto para borsası’nda gerçekleşiyor fakat önemli bir farkla: Borsaya sadece sınırlı bir işlem bakiyesi ya da kredi limiti tanımlanıyor, bu da saklamadaki varlıklarla garanti altına alınıyor.
Borsa işlemleri yürütebiliyor ama asıl fonları tek başına hareket ettiremiyor veya çekemiyor. Uzlaşma (settlement) ise genellikle işlemler tamamlandıktan sonra net şekilde ayrıca gerçekleştiriliyor.
YouTube kanalımıza abone olarak liderler ve gazetecilerden uzman yorumları izleyebilirsiniz
Riskin Ayrıştırılması: Güvenli Modeller Öne Çıkıyor
Geleneksel finansta saklama ile işlem yürütme ayrımı onlarca yıldır vardı. Ancak kriptoda bu sistem yoktu. Ta ki Fireblocks ve Copper gibi şirketler yeni bir altyapı kurana kadar.
Fireblocks, Kasım 2023’te Fireblocks Off Exchange’i başlattı. Off-Exchange, Teminat Kasası Hesapları (Collateral Vault Accounts – CVA) sunuyor.
Bunlar, Çoklu Taraflı Hesaplama (MPC) kriptografisiyle güvence altına alınan zincir üstü cüzdanlar. Bir kurum varlıklarını CVA’ya yatırdığında, bağlantılı borsa’ya anında trading kredisi tanımlanıyor.
Copper’ın ClearLoop’u ise borsa dışı mutabakat çözümü sunuyor ve varlıklar Copper’ın MPC sisteminde kalıyor. Trader’lar arasındaki işlemler Copper’ın kendi altyapısı üzerinden uzlaştırılıyor.
İki sistem de sektörde büyük ilgi gördü. Deribit, Şubat 2024’te Fireblocks OES entegrasyonunu tam olarak gerçekleştiren ilk borsa oldu. HTX ise bunu nisan 2025’te izledi.
HTX’nin lansmanından bu yana birçok kurumsal müşteri platforma katıldı ve işlem hacminde %200 artış kaydedildi. Bu da güvenli borsa dışı mutabakat modellerine yönelik piyasa talebini doğruladı, basın bülteninde ifade edildi.
Copper’ın ClearLoop sistemi artık Coinbase, OKX, Bybit, Deribit, Bitget ve birçok başka aktif kripto para borsasıyla bağlantı kuruyor ve ayda 50 milyar dolardan fazla hacimde işlem yapılmasını sağlıyor. 2025’teki Bybit hack’i de borsa dışı mutabakatın avantajlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Bitcoin ETF’ler Bu Ayrımı Kalıcı Hale Nasıl Getirdi?
Ocak 2024’te spot Bitcoin (BTC) ETF’lerinin onaylanması sadece yeni bir yatırım aracı sunmakla kalmadı. Aynı zamanda saklama ile gerçekleştirme ayrımını Wall Street’in en göz önündeki kripto ürününde kalıcı hale getirdi.
Örneğin tıpkı diğer ETF’lerde olduğu gibi, BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust ETF’si (IBIT) de Coinbase Custody Trust Company, LLC ile çalışıyor. Yapı şöyle: Bitcoin’ler, ticaret ortamlarından tamamen ayrık şekilde soğuk cüzdanlarda tutuluyor.
ETF paylarının yaratılması ve geri alınması, varlıkların kasa ile işlem bakiyeleri arasında belirli mutabakat pencerelerinde hareket ettiği bir operasyon süreciyle gerçekleşiyor. IBIT’in ikincil piyasada işlem gördüğü kripto para borsası, temel Bitcoin’e asla dokunmuyor.
Bu, isteğe bağlı bir tasarım tercihi değil. ETF’lerin tanımı gereği çalışma şekli bu. Saklamacı varlığı tutuyor. Yetkili katılımcı pay yaratma ve itfa işlemini yürütüyor. Kripto para borsası fiyat oluşumunu sağlıyor. Üç rol, üç kurum, hiçbirbiri örtüşmüyor.
Borsa Dışı Trend Güçleniyor, Ancak Coinbase Zirvede
Borsa saklama modelinden uzaklaşma eğilimi gerçek olsa da veriler bunun tam anlamıyla bir yer değiştirme olmadığını, daha çok aşamalı bir geçiş yaşandığına işaret ediyor.
Borsa dışı modellere olan ilgi artmasına rağmen Coinbase, kurumsal kripto saklama alanında hâlâ lider konumda. Şirket şu anda dünya genelindeki kripto ETF varlıklarının %80’inden fazlasının saklamasını yapıyor.
Ayrıca bilançosunda Bitcoin (BTC) bulunduran halka açık en büyük 10 şirketten sekizinde de saklamacı rolünü üstleniyor.
Bu liderliği düzenleyici gelişmeler de destekliyor. Nisan 2026’da ABD Para Birimi Kontrol Ofisi (OCC), Coinbase’e Coinbase National Trust Company kurumu için şartlı izin verdi. Böylece tamamlanan onayın ardından Coinbase, federal düzeyde regüle edilen bir kripto saklamacı olarak hizmet verebilecek.
Bizi X’te takip edin — güncel haberleri anında alın
Bu dönüşümün önemi iki noktada öne çıkıyor. Birincisi, Coinbase’in nitelikli saklamacı olarak pozisyonunu güçlendiriyor; bu da varlık yöneticileri, emeklilik fonları ve ETF ihraççıları gibi kurumsal yatırımcılar için temel bir gereklilik.
İkincisi, kuruluşlar borsa riskine maruz kalmayı azaltırken merkezi oyuncuları tamamen terk etmediklerinin sinyalini veriyor.
Aksine, sermaye daha küçük ve regüle edilen, sistemik açıdan önemli saklamacıların etrafında toplanıyor. Ortaya çıkan bu yapı, karma bir piyasa düzenine işaret ediyor:
Borsa dışı altyapı, doğrudan karşı taraf riskini azaltıyor
Regüle kripto para borsası ve saklamacılar, kurumsal güvenin merkezinde kalmaya devam ediyor
Piyasa gücü, hem uyum hem ölçek sağlayan platformlarda yoğunlaşıyor
Yani FTX sonrası dönüşümde amaç aracıları tamamen ortadan kaldırmak değil. Esas amaç: Hangi kurumlara güvenileceğini yeniden tanımlamak.
Bugün FTX Benzeri Bir Çöküş Olsa Ne Olurdu?
Borsa dışı modelin ön plana çıkmasıyla birlikte şu doğal soru gündeme geliyor: FTX tarzı bir çöküş yaşansa kurumsal sermayede hâlâ aynı şok etkisi olur muydu?
Eskiden bir kripto para borsası çöktüğünde tüm yatırılan varlıklar dondurulurdu. Kurumlar yıllarca sürecek iflas süreçlerinde teminatsız alacaklıya dönüşürdü.
Bugün OES altyapısında tablo çok daha farklı olurdu. Örneğin Fireblocks OES kullanan bir kripto para borsası çökerse kurumun varlıkları CVA’sında kalırdı. Ana para hiçbir zaman kripto para borsasının bilançosuna geçmezdi.
Fireblocks’un Coincover ile güçlendirdiği felaket kurtarma mekanizması, operasyonel güvenliği de pekiştiriyor ve tek başarısızlık noktalarını ortadan kaldırıyor. Kurumun maruz kalacağı tek risk, son trades’lardan doğan kesinleşmemiş kar/zarar olurdu.
ClearLoop sisteminde de İngiliz Hukuku güven yapısı, müşteri varlıklarını hem kripto para borsası hem Copper iflasına karşı koruyor. Yine, kurumun kaybı sadece sonuçlanmamış trade yükümlülükleriyle sınırlı kalıyor; tüm portföyü riske atılmıyor.
FTX örneğinde kurumlar yatırdıkları tüm bakiyeyi kaybetmişti. OES modelinde ise çalışan sistem en fazla bir iki gün içinde kesinleşmemiş P&L’lere maruz bırakır, hepsi bu. Yeni altyapının sağladığı fark buradan kaynaklanıyor.
Bu ayrım kriptonun değişen altyapısının gerçek etkisini gösteriyor. Sektör riskleri tamamen ortadan kaldırmasa da borsa iflaslarına bağlı büyük kayıpları ciddi şekilde azalttı.
Piyasa Ölçeği ve Sırada Ne Var?
Kurumların kripto varlık saklama pazarı 2024 yılında yaklaşık 3,2 milyar dolar seviyesine ulaşıyor. Tahminlere göre bu rakam 2033 yılına kadar 26,7% bileşik yıllık büyüme oranıyla 27,8 milyar dolara çıkacak.
Bu büyüme, piyasaya yeni sermaye girişinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Sermayenin tutulduğu, taşındığı ve çözümlendiği yapının temelden yeniden kurulduğunu gösteriyor.
Bu yenilenmenin bir sonraki aşaması şimdiden şekillenmeye başlıyor: tokenize teminat etrafında yeni bir dönem doğuyor. Artık kurumlar, borsalarda atıl kalan stablecoin’leri ya da Bitcoin’i teminat olarak kilitlemek yerine, tokenize para piyasası fonları ve getiri sağlayan stablecoin’leri borsa içinde kullanmaya başlıyor.
Wing Cheah, Interchange ürün yöneticisi, şöyle belirtti: ‘Kurumlar spekülasyon peşinde koşmuyor, sermaye verimliliği peşinde koşuyor. Borsa dışı çözümleme bunu sağlıyor, çünkü saklama ve kontrolü asıl olması gereken yere geri taşıyor. Tokenize teminatlar ve regüle edilmiş platformlar birleşince, OES ciddi kurumsal katılım için varsayılan akış olacak’ dedi.
Geleneksel bankalar da oyuna dahil oluyor. 2025’te BBVA, Binance ile iş birliği yaparak Binance’ın kurumsal müşterilerine regüle edilmiş borsa dışı saklama hizmetleri sunmaya başladı.
Nomura’nın dijital varlık kolu Laser Digital ise ABD’de kripto saklama, spot trading ve staking hizmetleri sağlamak için ulusal tröst bankası kurma amacıyla OCC lisansına başvuruda bulundu.
Tüm bu adımlar, saklama işlevinin artık kripto merkezli şirketlerden daha geniş finans sistemine doğru kaydığını gösteriyor. Birlikte değerlendirildiğinde, bu gelişmelerin ortak bir yöne işaret ettiği açık.
Saklama fonksiyonu sessizce kripto para borsası’ndan uzaklaşıyor. Likidite ve fiyat keşfi hâlâ trading platformlarında devam ediyor fakat varlıkların kendileri burada tutulmamaya başlandı.
FTX sonrası dönemde sadece birkaç kurumsal oyuncunun talebiyle başlayan bu süreç, piyasada adım adım varsayılan bir işleyiş haline geliyor. Ayrışma henüz tamamlanmadı fakat geri dönüldüğüne dair bir işaret de yok. Yani, ok yaydan çıkmış gibi görünüyor.
Bitcoin Bu Hafta Sonu Ya Kırılabilir Ya da 80.000 Dolar’a Yönelebilir
İran Meclis Başkanı, hafta sonu İslamabad’da başlaması planlanan barış görüşmeleri öncesi, Lübnan’da ateşkes ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması taleplerini açıkça dile getirdi.
Mohammad Bagher Ghalibaf’ın bu açıklaması, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Pakistan ara buluculuğundaki müzakereler için ülkeden ayrılmasından sadece saatler önce geldi ve kırılgan diplomatik süreçte yeni bir belirsizlik yarattı.
Bitcoin’ın Ateşkes Rallisi Sınavda: Bu Yükseliş Sürdürülebilir mi?
Bitcoin (BTC) 7 Nisan’da, Başkan Trump’ın Truth Social üzerinden İran ile iki haftalık ateşkes ilan ettiğini açıklamasının ardından yüzde 5 yükselerek 72.700 dolara ulaşıyor.
Bu hareket yaklaşık 595 milyon dolar değerinde kripto vadeli işlemlerinin tasfiye olmasına yol açtı ve en büyük kaybı short (kısa) pozisyon alan trader’lar yaşadı.
Bu satırları yazarken BTC, 73.000 dolar seviyesine çok yakın bir fiyattan işlem görüyor. Ateşkes haberlerinin ve enflasyon endişelerinin hafiflemesinin verdiği iyimser havayla birlikte Bitcoin son haftalarda baskı altında olan riskli varlıkların yeniden ilgi gördüğü bir ortamla karşı karşıya.
Ancak Bybit ve Block Scholes tarafından 10 nisan’da yayımlanan türev raporu yatırımcıların temkinli kalmaya devam ettiğini gösterdi. Opsiyon piyasalarında aşağı yönlü primlerde daralma yaşanıyor fakat net bir yükseliş yönlü dönüş henüz görülmüyor.
Bitcoin Fiyat Performansı. Kaynak: TradingView Ön Koşullar Görüşmeleri Tehlikeye Atıyor
İran Meclis Başkanı Ghalibaf, ateşkes framework’ünde “karşılıklı mutabık kalınan” iki koşulun hâlâ karşılanmadığını belirtti.
İran, Lübnan’da ateşkesin sağlanmasını ve dondurulan varlıklarının serbest bırakılmasını ABD heyetiyle masaya oturmadan önce olmazsa olmaz olarak görüyor.
Trump aynı anda New York Post’a yaptığı açıklamada, görüşmeler başarısız olursa ABD savaş gemilerinin yeniden silahlandırılmaya başladığını söyledi.
Beyaz Saray ise Fox News’a, başkanın “bir anlaşmaya varılacağı konusunda iyimser olduğunu” ayrı bir şekilde açıkladı.
CNN’in haberine göre Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile oldukça gergin bir telefon görüşmesi geçirdi. Bu konuşmanın hemen ardından İsrail, Lübnan’da doğrudan ateşkes görüşmelerine yönelik adımlar attı. Kaynaklar, Trump’ın Netanyahu’ya tansiyonu düşürmesi için baskı yaptığını, bunun da İran’ın ön şartlarının karşılanmasıyla ilgili olduğunu aktarıyor.
Bu Gelişmeler BTC İçin Ne Anlama Geliyor?
BTC, Şubat sonundan beri çatışmalarla yatay seyreden 65.000 ila 73.000 dolar aralığının zirvesine ulaşmış durumda.
İslamabad’dan çıkacak olumlu bir sonuç, jeopolitik risklerin daha da azalmasını sağlayarak BTC’ye 75.000 hatta 80.000 dolar yolunu açabilir.
Ancak görüşmelerin çökmesi, Hürmüz’de yeniden bir krizi tetikleyerek Bitcoin’in 68.000 dolardaki desteğini tekrar sınamasına neden olabilir.
Önümüzdeki 48 saatlik diplomasi süreci, haftanın rahatlatıcı kripto rallisinin kalıcı mı yoksa geçici mi olacağını belirleyecek gibi duruyor. ‘Sular duruldu’ demek için erken; gözler Pazar gününe çevrildi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance şu ifadeleri kullandı: ‘Bence olumlu olacak. Bakalım. Başkan’ın dediği gibi: Eğer İranlılar samimi şekilde müzakere etmeye niyetliyse, biz de uzlaşmaya hazırız! Fakat işleri oyuna çevirmeye kalkarlarsa, müzakere ekibimiz çok da sıcak bakmayacak. Pozitif bir müzakere yürütmek istiyoruz. Başkan bize oldukça net çerçeveler belirledi’ dedi.
Senatör Cynthia Lummis: Clarity Act 4 Yıl Gecikebilir
Senatör Cynthia Lummis (R-WY) uyarıyor: Digital Asset Market Clarity Act (CLARITY Act), Senato 2026 ara seçimlerinden önce harekete geçmezse dört yıllık bir yasal donma riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Lummis’in bu açıklaması, Hazine Bakanı Scott Bessent’in de aynı aciliyeti vurgulayan bir makale yayımlamasından bir gün sonra geldi.
Neden Şimdi Acele Edilmeli?
Lummis, CLARITY Act’in başından bu yana Senato’daki en güçlü destekçisi olarak öne çıkıyor. Ayrıca Senato Dijital Varlıklar Alt Komitesi’ne başkanlık ediyor ve yasayı, düzenleyici belirsizliğin kripto para şirketlerini yurtdışına itmesini önlemek için kritik görüyor.
Bu, Clarity Act’i çıkarmak için 2030’a kadar elimizdeki son şans. Amerika’nın finansal geleceğini riske atamayız dedi. Lummis
Lummis’in bu uyarısı ekstra önem taşıyor çünkü Aralık 2025’te ikinci dönem için aday olmayacağını açıkladı.
Bu kararda, altı yıllık yeni bir dönemin getireceği fiziksel ve mental yükleri gerekçe gösterdi.
Lummis’in mevcut dönemi ocak 2027’de sona erecek. Bu nedenle yasa için verdiği son çaba, Senato kariyerinde dönüm noktası oluşturuyor.
Washington’da Ortak Harekete Geçiş ve Önündeki Engeller
Lummis yalnız değil. Bu açıklamalar, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve eski Başkan Donald Trump’ın yakın çevresinden gelen acil adım çağrılarının ardından geldi.
Bessent, düzenlemelerdeki belirsizliğin kripto para geliştiricilerini Abu Dabi ve Singapur gibi kuralları daha net olan ülkelere ittiğine dikkat çekti.
Yürütme organından gelen geniş desteğe rağmen hâlâ ciddi engeller bulunuyor. Yasanın en büyük tartışma konusu olan stablecoin getiri sorunu için, 20 martta Tillis-Alsobrooks uzlaşması ile bir framework oluşturuldu.
Bu anlaşmaya göre, stablecoin bakiyelerine pasif faiz yasağı getiriliyor ancak kullanıcıya dayalı ödüllere izin veriliyor.
Ancak yasanın Trump’ın önüne gelmeden önce aşması gereken beş zorlu adım var:
Banka Komitesi incelemesi,
Senato genel kurulunda 60 oy barajı ve
Temmuz 2025’te geçtiği şekliyle Temsilciler Meclisi versiyonu ile uzlaşma.
Ocak 2026’da kendi taslağını sunan Senato Tarım Komitesi versiyonu ile de mutabakat
Ve son olarak Trump’ın imzası gerekiyor
Demokrat senatörler hâlâ, devlet görevlilerinin kişisel kripto girişimlerinden kar elde etmesini men eden etik düzenlemeler için bastırmaya devam ediyor.
Beyaz Saray ise bu taleplere karşı çıkıyor.
Senato, Paskalya tatilinden 13 nisan’da dönüyor. Cumhuriyetçi Senato Bankacılık Komitesi üyeleri nisan sonlarında yasa incelemesini başlatmayı planlıyor.
Eğer bu zaman aralığı kullanılamazsa analistler, yasa tasarısının en erken 2027’ye kadar rafa kaldırılabileceği uyarısında bulunuyor. Çünkü ara seçim kampanya maratonu yasama takvimini dolduracak.
Circle 275 milyon Dolar’lık Drift saldırısında çalınan USDC’yi niçin dondurmadığını açıkladı
Circle’ın Strateji Direktörü Dante Disparte, şirketin USDC (USDC) frozen yetkisini doğrudan savundu; bu savunmaya 270 milyon dolarlık Drift Protocol hack olayı sebep oldu.
Bu blog yazısı ve ek olarak X’te paylaşılan bir açıklama, zincir üstü araştırmacı ZachXBT’nin haftalar süren eleştirilerini takip etti. ZachXBT, Circle’ı çalınan fonlar Cross-Chain Transfer Protocol üzerinden aktarılırken hareketsiz kalmakla suçlamıştı.
Circle’dan Freeze Eleştirilerine Yanıt
Circle, freeze yetkisini bir inisiyatif aracı değil, yasal zorunluluk olarak konumlandırdı. Şirketin açıklamasına göre USDC frozen işlemleri sadece hukuken resmi prosedürlerle zorunlu kılındığında gerçekleştiriliyor.
Circle olarak USDC’yi dondurduğumuzda, bu kararın keyfi ya da tek taraflı alınması söz konusu değildir; bir kişinin varlıklarına el konulması bizim kararımız değil. Çünkü yasal olarak hareket etmemiz gerekiyor dedi. Disparte blog yazısında bu ifadeleri kullandı.
Bu açıklama, ZachXBT’nin önceki iddialarına doğrudan yanıt niteliğinde. ZachXBT, Circle’ın 1 Nisan’da meydana gelen hack sırasında çalınan USDC’leri dondurmadığını öne sürmüştü.
Araştırmacı, Solana (SOL) üzerinden Ethereum’a (ETH) yüz milyonlarca dolar değerinde USDC’nin CCTP ile Amerika çalışma saatleri içinde herhangi bir müdahale olmadan taşındığına dikkat çekmişti.
Disparte aynı zamanda kripto para sektörüne aşina olan bir gerilimi de kabul etti. Ona göre: tutucuları keyfi müdahalelerden koruyan aynı framework, bir exploit sürerken ihraççıların hızlı hareket kabiliyetini de sınırlıyor.
Disparte: Daha Hızlı Hukuki Çerçeveler Şart!
Mevcut politikaları savunmanın ötesine geçen Disparte, hırsızlık durumlarında ihraççıların ve kripto para borsası’ların, gereksiz risk oluşturmadan daha hızlı müdahale edebilmesini sağlayacak yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Elinde müdahaleyi mümkün kılan araçların olduğunu ancak hızlı ve koordineli hareket için gerekli yasal zeminin eksik kaldığını belirtti.
Bu noktada GENIUS Act ve CLARITY Act düzenlemelerinin bu standartları yasallaştırmak için kullanılabileceğini söyledi. ABD Hazine Bakanlığı halihazırda GENIUS Act’in uygulama yönetmeliği üzerinde çalışıyor ve FDIC 7 nisan’da ilgili bir kuralı onayladı.
Paralel bir adım olarak Disparte, Birleşik Krallık’ın stablecoin regülasyonunda ikinci hamle avantajından faydalanmasını destekleyen bir makale yayımladı.
Disparte, Avrupa’nın Kripto Varlık Piyasaları Regülasyonu (MiCA) unsurlarının, GENIUS Act framework’ü ile harmanlanmasının Londra’yı ciddi bir rekabet avantajına taşıyabileceğini savundu.
Ancak agresif sivil uygulamalar ile doğrulanmış saldırılar karşısındaki hareketsizliğin yarattığı tezat, regüle ihraççıların freeze yetkisini nasıl kullandığına dair tartışmaların odağında kalmaya devam ediyor.
Bitcoin 73.000 Dolar’ı Görürken Ateşkes Rallisi Başladı Coinbase CEO’sundan Uyarı
Coinbase Global Yatırım Araştırma Başkanı David Duong, ABD-İran ateşkesinin piyasalara tam anlamıyla bir reset değil, adeta bir rahatlama vanası sunduğunu söylüyor. Bitcoin fiyatı 73.000 doların üzerine çıkıyor.
İki haftalık ateşkes petrolü tekrar 90 dolar seviyelerine çekti ve geniş kapsamlı bir risk iştahı dalgası başlattı. Ancak Duong, savaşın yarattığı temel sıkıntıların halen ortadan kalkmadığını belirtiyor.
Bu Ateşkes Rallisi Neden Kalıcı Olmayabilir?
BTC bu yazı yazılırken 73.085 dolardan işlem görüyor. Son 24 saatte %3’ten fazla yükseliş kaydetti. Bu artış, risk iştahının ABD-İran ateşkesi sonrası yeniden güçlenmesiyle ortaya çıkıyor.
Bununla birlikte ABD ile İran arasındaki köklü anlaşmazlıklar hala çözülmedi. Taşımacılık şirket’leri hala güvenlik garantileri talep ediyor. Hürmüz Boğazı’nın tam olarak açılması ilk başta kısıtlı olabilir.
Öte yandan cuma günü açıklanan TÜFE raporu mart ayında benzin fiyat’larının %21,2 arttığını ortaya koydu. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu bunun 1967’den beri izlenen en yüksek aylık artış olduğunu doğruladı.
Manşet TÜFE geçen yıla göre %3,3’e yükselirken, şubat ayında bu oran %2,4 olarak kayıtlara geçmişti.
İşgücü Verileri Fed Üzerinde Baskı Oluşturuyor
Tarım dışı istihdam mart ayında 178.000 artarak piyasa beklentisi olan 65.000’in neredeyse üç katı gerçekleşti. Yüzeyde bakarsak bu, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri yüksek tutmaya devam etmesi için bir gerekçe sunuyor.
Ancak Duong, işgücüne katılım oranının %61,9’da kaldığını, ücret artış hızının ise yıldan yıla %3,5’e gerilediğini vurguladı. Önceki istihdam raporları da sürekli olarak aşağı yönlü revize edildi.
Duong’a göre bu tablo Fed’i rahatsız edici bir ara bölgede bırakıyor. Büyüme, manşet rakamların ima ettiğinden daha yavaş, ancak savaş kaynaklı enflasyon riski devam ettiği sürece faiz indirimi için de yeterince zayıf değil.
Duong, petrolde izlenmesi gereken kritik seviyenin 84 dolar olduğunu söyledi. Bu seviyenin kalıcı biçimde altına inilmesi enflasyon baskısının azaldığına işaret eder ve bir çözüm umudunu artırır.
Brent Petrol Fiyat Performansı. Kaynak: TradingView
Eğer petrol yeniden 100 doların üzerine çıkar ve burada tutunursa piyasalarda daha uzun bir çatışma ihtimali ve risk varlık’ları üzerindeki baskının geri döneceği fiyatlanacaktır. Buna BTC de dahil.
Cuma günü ABD ile İran arasında gerçekleşecek barış görüşmeleri, bu rahatlama rallisinin uzayıp uzamayacağını ya da tersine dönüp dönmeyeceğini belirleyebilir.
Ethereum Binance Vadeli İşlemler’de 2022’den Beri Görülmeyen Yükseliş Sinyali Verdi
Ethereum’un (ETH) Binance’deki Taker Buy-Sell Oranı, neredeyse üç yıldır görülmeyen bir sinyal veriyor. Aylık ortalama yaklaşık 1,016’ya tırmandı ve birkaç gün boyunca 1’in üzerinde kalmayı başardı.
Bu değişim Binance’in ETH vadeli işlemlerinde piyasa alım emirlerinin satışlardan fazla olduğunu gösteriyor. CryptoQuant analisti Darkfost, bu sinyali ‘daha olumlu bir trendin erken aşamaları’ olarak işaret etti.
Neden ETH İçin Türev Veriler Daha Fazla Önem Taşıyor?
Kısaca açıklamak gerekirse Taker Buy Sell Ratio, vadeli işlem sözleşmelerinde piyasa alım ve satım hacimlerini dengeliyor. 1’in üzerinde bir değer, agresif alıcıların satıcıları geçtiğini gösteriyor.
Şu an dikkat çeken nokta: aylık ortalamanın birkaç gün üst üste 1’in üzerinde seyretmesi.
Analist, ‘Bu durum, perpetual piyasalarında alıcı üstünlüğünün kademeli şekilde geri döndüğünü yansıtıyor ve daha olumlu bir trendin erken aşamalarına işaret ediyor’ dedi. ‘Bu nedenle, Ethereum için 2023’ten beri görülmeyen yapıcı bir gelişme anlamına geliyor’ diye belirtti.
Bizi X’te takip edin ve haberleri anında öğrenin!
ETH Taker Buy Sell Ratio. Kaynak: X/Darkfost
Bu sinyal çok daha önemli çünkü Binance’de vadeli işlemlerin hacmi spot alım satım işlemlerini geride bırakmış durumda. Borsanın spot-vadeli işlem hacim oranı yakın zamanda 0,13’e kadar düştü: Yani gerçek ETH alımına karşılık her 1 dolara yaklaşık 7 dolar vadeli işlem el değiştiriyor.
Bu dengesizlik, kısa vadede fiyat hareketlerinde türev pozisyonlarının başrolü üstlenmesine yol açıyor. Ayrıca Binance, küresel ETH açık pozisyonlarının yaklaşık %37’sini elinde bulunduruyor. Analiste göre, bu baskınlık türev pozisyonlarını anlamak için Binance’i kilit bir platform haline getiriyor.
Dikkat çeken bir diğer nokta ise oranın 1’in üzerine çıkışının ani ve sert değil, kademeli olması. Analist bu durumu, ani ve yüksek sıçramaların aksine, sağlıklı buluyor. Çünkü ani hareketler genellikle aşırı kaldıraçlı pozisyonlara yol açıyor ve zincirleme tasfiyeleri tetikliyor.
Üstelik gelişme, makroekonomik ve jeopolitik belirsizliklere rağmen gerçekleşiyor. Bu da ETH yatırımcı hissiyatında yapısal bir iyileşmenin henüz başlangıç aşamasında olabileceğine işaret ediyor. Ancak türev işlemlerin ağırlıkta olduğu piyasa yapısı, hâlâ risk içeriyor. Spot talep olmadan türev piyasada yaşanacak hızlı yükseliş, pozisyonlar hızlıca çözülürse volatilitenin artmasına neden olabilir.