Ethereum 6 Aylık Kaderini Kırmaya Çalışıyor: Ancak Terslik Olabilir
Ethereum (ETH) fiyatı, mart ayında %2,93’lük artışla son altı ayın ardından ilk kez yükselişe geçti. Böylece ağustos 2025’ten bu yana ilk ‘yeşil’ ayını yaşıyor. Eylül ile şubat arasındaki her ay kırmızıda kapandı ve bu altı aylık kayıp serisi ETH’nin değerinin %50’sinden fazlasını sildi.
Mart ayının bitmesine sadece birkaç gün kalmışken asıl soru şu: Ethereum bu artışı koruyabilecek mi yoksa karşısında biriken güçler ayı yeniden kırmızıya mı döndürecek ve seriyi yedi aya mı çıkaracak?
Mart Güçlü Başladı İkinci Yarısında Farklı Bir Hikaye Var
Aylık getiri grafiği hasarın büyüklüğünü gösteriyor. Eylül 2025’te %5,59 düşüş. Ekimde %7,15 kayıp. Kasım çakıldı, %22,2. Aralık %0,83 geriledi. Ocak 2026’da %17,7’lik kayıp var, şubat ise %19,6 değer kaybetti.
Mart’taki %2,93’lük ‘yeşil’ oran tek başına öne çıkıyor. Fakat bu rakam ayın ikinci yarısında yaşananları perdelemeye yetiyor.
Ethereum Aylık Getiriler: CryptoRank
4 saatlik grafikte Ethereum fiyatı 16 Mart’tan bu yana alçalan bir kanal içinde hareket ediyor. O gün 2.380 dolar zirvesi görülmüştü. Sonrasında kanal ETH’yi 1.970 dolara kadar itti; bu orta mart zirvesinden yaklaşık %18’lik bir düzeltme anlamına geliyor. ETH fiyatı şu anda 2.020 dolara yakın ve hâlâ kanalın içinde, aşağı yönlü trend devam ediyor.
Bunun gibi daha fazla token analizini kaçırma! Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsin.
4 Saatlik Alçalan Kanal: TradingView
Mart ayının ilk yarısı kazanç getirmişti. İkinci yarısı ise bu kazancı adım adım geri verdi. Eğer kanal fiyatı aşağıya sıkıştırmaya devam ederse, martın kalan günleri bu kayıp serisinin kırılıp kırılmayacağını belirleyecek.
Ay kapanışına yaklaşırken kararlılık sinyali veren iki gösterge ayıların güçlendiğini ima ediyor.
Balina’lar Azalıyor Dip Alıcıları Geri Çekiliyor
Ethereum balina cüzdanları (kripto para borsası bakiyeleri hariç) sadece 48 saat öncesine kadar 122,91 milyon ETH tutuyordu. Bu bakiye kısa sürede 122,73 milyona geriledi; yaklaşık 180.000 ETH’lik azalma anlamına geliyor. Bu zamanlama ise dikkat çekici: Çünkü fiyat, alçalan kanalın alt sınırına doğru gerilerken balinalar azaltmaya gitmiş durumda.
Balina Arzı: Santiment
Alım iştahını gösteren ve işlem hacmine göre ağırlıklanan bir moment indikatörü olan Money Flow Index’in (MFI) grafiği de başka bir risk katmanı ekliyor. 8 – 28 Mart arası 4 saatlik ETH grafiğinde fiyat yükselse de, aynı dönemde MFI aşağı yönlü hareket etti.
MFI Düşüş Ayrışması: TradingView
Bu düşüş yönlü ayrışma, mart ayı boyunca düşüşlerde yapılan alımların giderek azaldığına işaret ediyor; fiyat hâlâ yeşil olsa da. Her yeni dipte önceki kadar güçlü bir alım talebi oluşmadı. Balinalar satışa geçerken dipten alıcılar da azalınca, mevcut fiyatın altındaki destek zemini inceliyor.
Daha geniş piyasa zayıflamaya devam ederse bu iki gösterge mart ayı kazançlarının korunamayabileceğine işaret ediyor.
Ethereum Fiyat Tahmini ve 1.970 Dolar Seviyesi
Kritik seviye 1.972 dolar (1.970 dolar bölgesi). Mart başından beri destek olarak çalışıyor.
1.970 dolar altında kapanış gelirse, hem en güçlü destek seviyesi (0,618 Fib seviyesi) test edilmiş olur hem de ETH fiyatını alçalan kanalın alt sınırına yaklaştırır.
Bu seviyenin altında 1.910 ile 1.830 dolar öne çıkıyor. 1.830 dolar altında kapanış kanal kırılımının onaylanması anlamına gelir ve ardından %10 civarında bir düşüşle 1.650 dolar bölgesi hedefe girer. Fakat bu tarz bir gevşeme kısa vadede hemen gerçekleşmeyebilir.
Ethereum Fiyat Analizi: TradingView
Yukarı yönlü hareket için ETH’nin 2.050 dolar seviyesini tekrar kazanıp üzerinde tutunması gerekiyor. Bu seviyenin üzerinde ise kanalın üst sınırı olan 2.110 dolar civarı, asıl güç testinin yapılacağı ilk kritik direnç konumu olacak.
Şimdilik 1.970 dolar seviyesi, Ethereum’un yedi ay sonra ilk yeşil ayı yaşaması ile 1.650 dolara kadar bir düşüş arasında önemli bir çizgi oluşturuyor.
XRP’de Gizli Düşüş Formasyonu: %18’lik Düzeltme Mi Kapıda?
XRP fiyatı, 27 Mart’ta gördüğü 1,31 dolar dip seviyesinden yaklaşık %3 yükselerek 1,35 dolar bölgesini geri aldı. Ancak bu hareket, kalıcı bir toparlanmadan çok bir ayı bayrağı formasyonunun hazırlığı olabilir ve genel piyasa koşulları da XRP’nin lehine değil.
17 Mart’ta 1,60 dolar ile zirveye çıkan XRP, o tarihten bu yana %18’lik bir düzeltme yaşadı. Gün içindeki bu sıçrama ilk bakışta olumlu görünebilir ancak grafikler, türev göstergeler ve zincir üstü veriler hep aynı yöne işaret ediyor.
Gizli Düşüş Yönlü Ayrışma Artarken Bear Flag Oluşuyor
12 saatlik grafikte XRP fiyatının ayı bayrağı formasyonunda hareket ettiği görülüyor. Bunun direği, 17-27 Mart arasında yaşanan %18’lik düşüşle (1,60 dolardan 1,31 dolara) oluştu. Şu anki %3’lük tepki yükselişi ise bayrak kısmını, yani tipik olarak direkle aynı boyutta yeni bir düşüşle sonuçlanabilen yukarı yönlü kanalı şekillendiriyor.
Eğer bayrağın alt trend çizgisi kırılırsa, ölçümlenmiş aynı %18’lik bir hareket daha başlayabilir. Bu da XRP fiyatını -fiyat bölümünde daha sonra vurgulanan- 1,08 dolar bölgesine taşıyabilir.
Bir momentum osilatörü olan Göreceli Güç Endeksi (RSI) ise tabloya bir endişe daha ekliyor. 6 Şubat’tan 28 Mart’a kadar olan süreçte, 12 saatlik grafikte fiyat daha düşük tepeler oluştururken, RSI ise daha yüksek tepe yapıyor.
Bu durum, mevcut düşüş trendinin devamına işaret eden gizli bir düşüş yönlü ayrışma oluştuğunu gösteriyor.
RSI Gizli Düşüş Yönlü Ayrışma: TradingView
Bu tarz token analizlerinden daha fazlası için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan ücretsiz abone olabilirsiniz.
Henüz ayrışmanın teyidi gelmedi. Teyit için bir sonraki 12 saatlik mumun 1,35 dolar altında kapanması gerekecek. Eğer fiyat 1,35 dolar üzerini net şekilde geçip orada tutunursa, bu yapı gecikebilir.
Tam anlamıyla geçersiz sayılması içinse fiyatın 1,60 doların, yani direğin tepesinin üzerine çıkması gerekli. Genel piyasada zayıflık devam ederse bu kurulum hızlıca teyit kazanabilir.
Ancak RSI olmasa bile, türev ve spot piyasadaki veriler bu yükselişin altının pek sağlam olmadığını gösteriyor.
Open Interest Artıyor Ancak Hodler’lar Pozisyon Azaltıyor
Sıçrama başladığından bu yana XRP açık pozisyonları 737,72 milyon dolardan 759,21 milyon dolara yükseldi; bu %2,9’luk bir artış anlamına geliyor. Aynı süreçte fonlama oranı da daha az negatif; -0,011%’den -0,003%’e geldi. Yani bu yükselişte yeni long pozisyonlar açılıyor.
XRP Açık Pozisyonlar ve Fonlama Oranı: Santiment
Bir ayı bayrağı içerisindeki yükselişte artan açık pozisyon genellikle bir uyarı sinyalidir; yükseliş teyidi değil. Bu durum, bazı kaldıraçlı trader’ların yükselişin devamına oynadığını ancak grafik bozulursa yeni long’ların kolayca likidite olacağını gösteriyor.
Spot piyasada da bu yükselişi destekleyecek güçlü bir tablo yok. Uzun vadeli cüzdanların (155 gün ve üzeri tutanlar) biriktirdiği miktarı takip eden Glassnode’un Hodler net pozisyon değişimi metriği, 19-25 Mart arasında yaklaşık 238 milyon XRP’de sabit kalmıştı.
25 Mart’tan bu yana ise bu bakiye 229,78 milyon XRP’ye geriledi; yaklaşık 8,25 milyon token veya %3,47’lik bir azalma var.
XRP Hodler Net Pozisyon Değişimi: Glassnode
Görünüşe göre, ‘kararlılık sahibi’ yatırımcılar, XRP fiyatında tepki yükselişi başlamadan hemen önce pozisyonlarını sessizce azaltıyor. Türev piyasada long yönlü eğilim ağırlıktayken spot yatırımcılar geri çekilmişse, tablo ayı’ların lehine dönüyor.
Eğer RSI tabanlı gizli düşüş yönlü ayrışma doğrulanır, fiyat aşağı düzeltme yaparsa artan satışları karşılayacak spot desteği şu anda pek yok. Yeni long’lar gibi spot alıcılar devreye girerse, satış baskısı bir nebze hafifleyebilir. Şimdilik, bu mümkün mü göreceğiz.
XRP Fiyat Tahmini ve 1,35 Dolar Testi
XRP fiyatındaki düşüş kurulumunun gecikmesi için 12 saatlik mumun net şekilde 1,35 dolar üstünde kapanması gerekiyor. Bu seviyenin üzerinde ise 1,37 dolar ve ardından 1,40 dolar dirençleri sırayla gündemde. Ancak oluşmakta olan ayı bayrağı yapısı ve mevcut ayrışmaya bakılırsa, 1,35 doların altındaki kalıcı kapanışlar onay sürecini başlatır.
Bayrak kırılırsa ve 1,31-1,32 dolar boyun bölgesi aşağıya geçilirse, yaklaşık %18’lik ölçümlenmiş düşüş harekete geçmiş olur. Bu da XRP’yi 1,08 dolar bölgesine kadar itebilir ve bu seviye, Şubat 2026 başından bu yana en düşük fiyat olarak kayda geçer.
Yukarı yönde güçlü bir trend için ise sadece 1,60 dolar üzeri hareket, ayı yapısını tamamen geçersiz kılar; 2026’da XRP’nin grafiğine damga vuran alçalan tepe serisini de bitirir.
XRP Fiyat Analizi: TradingView
Şu anda 1,35 dolar seviyesi, gecikmiş bir düşüş senaryosu ile %18’lik bir geri çekilme sonucu 1,08 dolara gerileme arasında kritik bir eşik oluşturuyor.
Bitcoin destekçileri, madencilik vergisi nedeniyle yeni PARITY yasasına karşı çıkıyor
Bitcoin savunucuları, yeni hazırlanan iki partili vergi tasarısına tepki gösteriyor. Pek çok kişi, bu düzenlemenin madencilere ağır vergi yükleri getirdiğini ve sektörün rekabet gücünü baltalayacağını savunuyor.
PARITY Act adıyla gündeme gelen bu taslak yasa, ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Max Miller ve Steven Horsford tarafından paylaşılmış durumda. Tasarının amacı: ABD’de dijital varlıkların vergilendirilmesine netlik kazandırmak ve İç Gelir Kanunu’nu buna göre revize etmek.
Kripto Para Lider’ları Neden PARITY Act’e Karşı?
Ancak söz konusu teklif daha şimdiden kripto para sektöründe büyük tartışma başlattı.
Tartışmanın kalbinde ise tasarının farklı blockchain konsensüs mekanizmalarına getirdiği ayrımcı yaklaşım yer alıyor. Mevcut taslak, kripto para üretiminden elde edilen kazançların elde edildiği anda, piyasa değerine göre “brüt gelir” olarak vergilendirilmesini öngörüyor.
Buradaki kritik ayrıntı: Tasarı, Ethereum ve Solana gibi proof-of-stake ağları katılımcılarına bu vergiyi, varlık satılana kadar erteleme hakkı tanıyor.
Bitcoin ise proof-of-work sistemiyle çalışıyor. Bu sistem, yüksek maliyetli ekipman ve sürekli enerji harcaması gerektiriyor. PARITY Act’ın mevcut halinde ise Bitcoin madencileri bu vergi erteleme hakkından yararlanamıyor.
Bitcoin Policy Institute Genel Müdürü Conner Brown, şu açıklamada bulundu: Taslağın Bitcoin madenciliğinde çifte vergilendirmeye devam ettiğini, öte yandan staking işlemlerine özel kolaylık sunduğunu ve böylece ekonomik olarak “kazananlar” ile “kaybedenler”i keyfi şekilde seçtiğini savundu.
Bitcoin Policy Institute şu ifadeleri kullandı: ‘[Tasarı] iki kademeli bir vergi rejimi oluşturuyor. Staking yapanlara erteleme hakkı verirken, madencileri ise her iki tarafın da çözülmesi gerektiği konusunda hemfikir olduğu hayali gelir probleminin içinde bırakıyor’ dedi.
Ayrıca tasarıya göre, belirli GENIUS Act ile tanımlanmış ödeme stablecoin’lerinin günlük ödemelerde kullanımındaki vergiler bir miktar hafifletilecek.
Bitcoin Policy Institute, bu maddenin küçük tutarlı işlemlerde Bitcoin kullanımını zorlaştıracağını açıkladı. Çünkü bu tür alışverişler hâlâ sermaye kazancı raporlaması gerektirecek ve böylece vatandaşlar için günlük harcamalarda ekstra vergi yükü doğacak.
Düşünce kuruluşu şu yorumu yaptı: ‘[Taslak] ödeme stablecoin’leri için 200 dolar’lık de minimis muafiyet sağlasa da, Bitcoin için geçerli değil. Oysaki Bitcoin, tüm dijital varlıkların piyasa değerinin %60’ını oluşturuyor. Sonuç olarak bir kişi, Bitcoin ile kahve aldığında hâlâ sermaye kazancı hesaplamak zorunda kalacak. Dijital varlıkların küresel bir değişim aracı olabilmesi için günlük Bitcoin işlemlerinde de minimis muafiyeti şart. Pariteyi gerçekten hedefleyen her yasada bu bulunmalı’ dedi.
Sektör Uzmanları Gelişim Alanlarına Dikkat Çekiyor
Bitcoin’in savunucuları muafiyetlere karşı çıkarken sektördeki bazı büyük lobi grupları ise taslağı, daha kapsamlı bir reform için çıkış noktası olarak kullanmaya çalışıyor.
The Digital Chamber CEO’su Cody Carbone, PARITY Act’ı olumlu buluyor ancak sektörün yurt dışına kaymasını önleyecek ciddi revizyonların şart olduğunun altını çiziyor.
Carbone şöyle konuştu: ‘İki partili dijital varlık vergisiyle ilgili bir tartışma taslağı görmek bizi heyecanlandırıyor. Bu Kongre boyunca vergi konusuna netlik kazandırmayı önceliğimiz yaptık. Bu nedenle taslağın paylaşılması bizim için bir fırsat: artık kamuya açık şekilde güçlü savunuculuk yapabileceğiz’ dedi.
Kamuoyuna açık bir tartışma taslağı hazırlanmasını olumlu bulan Carbone, mevcut haliyle düzenlemenin mutlaka geliştirilmesi gerektiğini de vurguladı.
Bu doğrultuda Carbone, kurumunun şimdiye kadarki temel taleplerini şöyle sıraladı: Staking ve madencilik ödüllerinin yalnızca satış anında vergilendirilmesi, stablecoin’lerle sınırlı kalmayacak daha geniş bir de minimis muafiyeti getirilmesi ve kripto paraların kişisel cüzdanlar arasında taşınması gibi teknik işlemlerin vergiden muaf tutulması.
Ayrıca Carbone, mükerrer raporlamaları önlemek için sadeleştirilmiş vergi formları ve ödünç verme ile bağış işlemlerinde daha net yönergeler talep etti.
Bitcoin fiyatı sonunda 60.000 Dolar altına mı iniyor? Teknik grafikler ne söylüyor?
Bitcoin (BTC) fiyatı, 25 Mart’ta kısa süreliğine 72.000 doları test etmesinin ardından yaklaşık %9 düştü; 30 günlük tüm kazançları silerek aylık bazda %2,6 ekside işlem görüyor. Son 24 saatte ise yatay seyrediyor ve 66.900 dolar civarında hareket ediyor.
Bu düşüş, 12 saatlik grafikte düşüş yönlü bir formasyonun kırılmasına yol açtı. Ancak gizli bir yükseliş ayrışması, kısa vadede bir tepki yükselişi olabileceğine işaret ediyor. Bu tepkinin yukarıdaki güçlü arz bölgesini aşabilmesi ise tamamen zincir üstü verilere bağlı.
12 Saatlik Grafikte Head and Shoulders Formasyonu Kırıldı
12 saatlik BTC fiyat grafiği, şubat sonlarından bu yana oluşan bir omuz-baş-omuz formasyonunu ortaya koyuyor. Formasyonun boyun çizgisi 67.700 dolar seviyesindeydi ve kırılım 27 Mart’ta gerçekleşti.
BTC Omuz Baş Omuz Formasyonu Kırılımı: TradingView
Bunun gibi daha fazla token verisi mi istiyorsunuz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olun.
Teorik olarak, formasyonun hedefi boyun çizgisinden itibaren %12’lik bir düzeltmeye işaret ediyor. Eğer bu hedef çalışırsa Bitcoin fiyatı psikolojik 60.000 dolar seviyesinin altına gerileyerek 59.400 dolar bandına düşebilir.
Ancak ivme göstergesi olan Göreceli Güç Endeksi (RSI) tabloya başka bir açıdan bakmamız gerektiğini söylüyor. 28 Şubat ile 27 Mart arasında fiyat daha yüksek bir dip yaparken RSI daha düşük bir dip oluşturdu.
Genellikle trend devamına işaret eden bu gizli yükseliş ayrışması, son dipten itibaren %1,87’lik bir tepki yükselişi getirdi bile.
RSI Gizli Yükseliş Ayrışması: TradingView
Bu ayrışma, 65.000 dolar seviyesinin kısa vadede taban oluşturabileceğine işaret ediyor. Ancak, yukarı hareketin hemen üzerinde yoğun bir arz duvarı var ve normalde bu barajı aşacak balina’lar şu anda yeterli kararlılık göstermiyor.
Toplam Arzın %6’sından Fazlası 66.900 Dolar ile 69.400 Dolar Arasında
Glassnode tarafından sunulan UTXO Gerçekleşen Fiyat Dağılımı (URPD) metriği, Bitcoin’in mevcut arzının en son hangi fiyat seviyelerinde el değiştirdiğini gösteriyor. Mevcut fiyatın hemen üzerinde üç yoğun küme bulunuyor.
Fiyata yakın 66.900 dolarda toplam arzın yaklaşık %2,37’si en son el değiştirmiş. 68.100 dolarda başka %1,96, 69.400 dolarda ise ek olarak %1,96’lık bir miktar yer alıyor. Yani toplamda Bitcoin’in arzının yaklaşık %6,29’u şu anki fiyatın hemen üzerindeki 2.500 dolarlık bantta toplanmış durumda.
BTC UTXO Gerçekleşen Fiyat Dağılımı: Glassnode
Bu kümeler, aynı fiyatlardan alan ve şu an başa başa yakın oturan yatırımcıların, zarar etmeden çıkmak için tepki yükselişlerinde satışa yönelmeleri nedeniyle direnç işlevi görüyor.
Balina davranışları da bu Bitcoin arz bölgelerinin ne kadar tedirgin edici olduğuna dikkat çekiyor. 100.000 ile 1 milyon BTC tutan en büyük grup, 24 Mart’ta elindeki miktarı 675.200’den 670.000’e indirdi; bu 5.200 BTC’lik bir azalma anlamına geliyor.
Orta ölçekli (10.000 ila 100.000 BTC) balina grubu ise önce azaldı, sonra toparlandı ve 2,25 milyon seviyesinde yatay kapattı. En küçük balina grubu (1.000 ila 10.000 BTC) ise hafif artırarak elindeki BTC’yi 4,21 milyondan 4,22 milyona çıkardı.
BTC Balina Grubu Bakiyeleri: Santiment
Üç grubun toplamında yaklaşık 4.800 BTC’lik cüzi bir artış var. Ancak bu rakamdan daha zayıf bir yatırımcı kararlılığı tablosu görülüyor.
Piyasaya yön veren büyük cüzdanlar, 5.200 BTC ile pozisyonlarını azalttı. En küçük grup 10.000 BTC eklese de, bu hareket yönü değiştirecek güçte değil çünkü büyük yatırımcıların satışa başlaması genellikle yeni zayıflık dönemlerinin habercisi. Küçük yatırımcılar ise çoğu zaman düşüşte toplama yaptıklarından, alınan BTC’ler hızlıca yukarıdaki arz tarafından emiliyor.
Kısacası, gizli yükseliş ayrışmasının getirebileceği herhangi bir tepki yükselişi, muhtemelen 66.900 – 69.400 dolar bandında takılacak (daha önce vurguladığımız arz bölgesi).
Bitcoin Fiyat Tahmini ve 66.600 Dolar Seviyesi
Bitcoin için kilit seviye ise 66.600 dolar. Bu seviyenin üzerinde kalınırsa, arz kümesi şimdilik kitlesel satış tetiklememiş demektir. Bu noktadan olası bir tepki yükselişi ise fiyatı 68.700 dolara ve psikolojik eşik olan 70.000 dolara taşıyabilir.
Ancak 70.000 dolar seviyesi için üç büyük arz bölgesinin aşılması şart. Balinaların kararlılığı şu an zayıf olduğu için 70.000 dolar altında yaşanacak her tepki yükselişi, yeni bir satış dalgasının hedefi olabilir. Düşüş yönlü yapı ancak 72.000 dolar, yani sağ omuz tepe noktası üzerinde zayıflıyor.
Aşağıda ise 66.600 dolar kaybedilirse önce 65.200 dolara, ardından da 63.300 dolara kadar geri çekilme riski artıyor. Bunun altında ise baş-omuz formasyonundan gelen yaklaşık %12’lik teknik hedef 59.400 dolar bandına işaret ediyor ve böylece Bitcoin şubat ayı diplerinden bu yana ilk kez 60.000 dolar altını görebilir.
Bitcoin Fiyat Analizi: TradingView
Şimdilik 66.600 dolar seviyesi, 69.400 dolara doğru sınırlı bir tepki yükselişiyle, 60.000 dolar altına iniş arasındaki önemli eşik olarak öne çıkıyor.
P2P.me Polymarket Bahislerinde İçeriden Bilgi Ticareti İddialarıyla Gündemde
P2P.me adlı kripto para ödeme platformu, kendi fon toplama kampanyasına dayalı 20.000 dolarlık Polymarket bahsiyle ilgili olarak, tur halka açılmadan önce bahiste bulunduğunu açıklayınca soru işaretlerinin odağı oldu.
27 Mart’ta P2P.me, Polymarket’te kendi 6 milyon dolarlık fonlama hedefini tutturup tutturamayacağına yönelik açtığı pozisyonu likide ettiğini açıkladı. Şirket, bahsi fonlama turunu resmen başlatmadan 10 gün önce oynadığını kabul etti.
Polymarket’ta Büyük Kar, Insider Trading Tartışması Yarattı
P2P.me, bahsin oynandığı tarihte girişim sermayesi şirketi Multicoin’dan 3 milyon dolarlık sözlü taahhüt aldığını da itiraf etti.
Bazı hukukçular, bu 3 milyon dolarlık sözlü taahhüdün kamuya açık olmayan önemli bir bilgi olabileceğini söylerken P2P.me ise henüz imzalı bir belge olmadığı için sonucun kesinleşmediğini savundu.
P2P.me ekip olarak bu işlemi savundu ve yapılan bahsi bir “güven oyu” olarak tanımladı.
‘Hesabın adını kasıtlı olarak “P2P Team” koyduk: topluluğumuza varlığımızı ve şeffaf olma niyetimizi bir pazarlama sinyaliyle duyurmak istedik. Ancak niyetle eylem aynı değil. O tarihte bilgi paylaşmamak bizim hatamızdı ve bunun sorumluluğunu alıyoruz. Konuşmadan önce hukuki sonuçlarını araştırmak zaman aldı, bu yüzden şimdiye kadar sessiz kalarak “Yorum Yok” dedik. Bu da yerinde bir eleştiri,’ dedi.
P2P.me sonrasında dış yatırımcılardan 5,2 milyon dolar toplayabildi ve Polymarket pozisyonlarını 35.212 dolarda kapattı. Yatırılan 20.500 dolara karşılık yaklaşık 14.700 dolarlık bir kar elde etti.
Tepkilerin ardından bazı yatırımcılar ve sektör paydaşları olayın gereksiz yere abartıldığını savundu. Bu işlemin art niyetten değil, deneyimsizlikten kaynaklandığını belirttiler.
Moonrock Capital kurucu ortağı ve P2P.me yatırımcısı Simon Dedic, ekibin niyetini ve karakterini savundu. Dedic’e göre bu hamle, ekibin kararlılığını göstermek için tasarlanmış, yanlış yönlendirilmiş bir “gerilla pazarlama hareketi” idi.
‘Sağduyusu olan hiç kimse 6 milyon dolarlık yatırımını 15.000 dolarlık bir bahse riske atmaz. Amaç; satışa o kadar çok inandıklarını göstermekti ki, kendilerine bile bahse girdiler. Hesabı “P2P team” olarak açıkça adlandırmalarının nedeni de bu. Aksi takdirde tarihin en yetersiz insider trader’ları olduklarını savunmak gerekir,’ diye ekledi.
Planlanan ilk coin arzı öncesinde tepkilerin artmasıyla, P2P.me “trading” kârının MetaDAO Hazinesi’ne aktarılacağını açıkladı. Şirket ayrıca, MetaDAO’nun bu işlemlerden önceden haberdar olmadığının da altını çizdi.
Bu olay, prediction market’lerin sektörde hızlı büyüme yaşadığı bir dönemde gündeme geldi. Blockchain platformu TRM Labs, sektörün işlem hacminin 2025 başında 1,2 milyar dolardan 2026 ocak itibarıyla 20 milyar doların üzerine çıktığını belirtti.
Prediction Markets Aylık Hacim. Kaynak: TRM Labs
Bu hızlı büyüme nedeniyle, merkeziyetsiz prediction market’lere yönelik regülasyon endişeleri de artıyor. Polymarket ve Kalshi gibi platformlar yakın zamanda insider trading’i önlemek için daha sıkı gözetim önlemleri uygulamaya koydu.
İsrail Trump’ın İran Molasını Bozdu: Bitcoin ve Hisselerde Düşüş
Bitcoin 28 Mart’ta düşüşünü sürdürüyor ve 66.200 dolar seviyesine yakın işlem görüyor. Piyasalar, ABD-İran geriliminin azalma ihtimaline dair büyüyen şüphelere tepki veriyor. Eski Başkan Donald Trump’ın enerji saldırılarına verdiği 10 günlük ara, özellikle bu sürede İsrail’in saldırılarını sürdürdüğüne dair haberler sonrasında, yatırımcıları rahatlatmaya yetmedi.
Bu tepki, tüm piyasalarda net bir şekilde hissediliyor.
S&P 500 endeksi haftanın tamamında kademeli olarak geriledi ve son altı ayın en düşük seviyesine ulaştı.
Bu genel satış dalgası, riskten kaçış eğiliminin güçlendiğini açıkça gösteriyor. Yatırımcılar, jeopolitik ve makro belirsizliklerin artmasıyla hisse senetlerinden uzaklaşıyor.
Kripto para piyasası da benzer bir tablo çiziyor.
S&P 500 endeksi martı 6 aylık dipte kapattı. Kaynak: Google Finance
Bitcoin’in fiyat hareketleri de zayıflığını sürdürüyor. İç günlerde gelen tepki alımları tutunamıyor. Bu tablo, aslında daha derin bir soruna işaret ediyor.
Piyasalar Trump’ın verdiği arayı bir barış adımı olarak değil, sadece tansiyonda gecikme olarak yorumluyor. Saldırıların sürdüğüne dair çıkan haberler de bu bakış açısını pekiştiriyor.
Aynı zamanda, tahvil getirilerindeki yükseliş finansal koşulları daha da sıkılaştırıyor. Yüksek getiriler, likiditeyi azaltıyor ve sermaye maliyetlerini artırıyor. Genellikle bu da hisse senetleriyle beraber kripto gibi riskli varlıkların üzerinde baskı oluşturuyor.
Sonuç olarak Bitcoin şu anda bir koruma aracı gibi değil, teknoloji hisseleri gibi hareket ediyor.
Bitcoin fiyatı değer kaybetmeye devam ediyor. Kaynak: CoinGecko
Geçmiş döngülerde, jeopolitik gerilimler zaman zaman Bitcoin’e destek sağlardı. Ancak bu sefer işin rengi farklı. Piyasaları şu anda enflasyon riskleri, yüksek petrol fiyatları ve faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması yönlendiriyor.
Şimdilik, mesaj çok net.
Somut bir tansiyon düşüşü ve tahvil getirilerinde istikrar sağlanana kadar kripto para piyasaları baskı altında kalabilir gibi görünüyor. En azından kısa vadede, aşağı yönlü risklerin ağır bastığı bir dönem yaşanıyor.
Bhutan Bitcoin Rezervini %60 Azalttı: Tüm BTC’yi Satacak mı?
Butan Kraliyet Hükümeti, yıl başından bu yana yaklaşık 120 milyon dolar değerinde Bitcoin (BTC) satışı gerçekleştiriyor.
Bu hamle, Himalaya krallığının dijital rezervlerini zirveden bu yana %60’tan fazla azaltan bir portföy küçültme stratejisini hızlandırıyor.
Bhutan Neden Bitcoin Rezervlerini Hızla Satıyor?
28 Mart’ta blockchain analiz platformu Arkham Intelligence raporunda bildirdiğine göre, hükümetin en son işlemi 27 Mart’ta gerçekleşti ve 123,7 BTC (yaklaşık 8,5 milyon dolar) daha önce hiç kullanılmamış bir adrese aktarıldı.
Bu transferden sadece 48 saat önce Butan, 519,7 BTC’lik (yaklaşık 36,75 milyon dolar) çok daha büyük bir satış gerçekleştirmişti.
Butan’ın, kripto para borsası emir defterlerinde gözle görülür bir etki yaratmadan işlemlerini tamamlamak için Singapur merkezli QCP Capital dahil over-the-counter masalarını ve piyasa yapıcıları kullandığı anlaşılıyor.
2026’daki bu satış furyası ülkenin kamu varlık fonu Druk Holding and Investments için yeni bir döneme işaret ediyor. Butan’ın satışları eskiden düzensiz şekilde görülse de son dönemlerde adeta programlı bir satış süreci yaşanıyor.
1 Ocak’tan bu yana hükümet, ana cüzdanlarından toplamda 158,57 milyon dolar çıkardı. Bu dönemde yalnızca 38,84 milyon dolar geri girdi.
Arkham Intelligence, ‘Butan, Bitcoin varlıklarının bir kısmını yaklaşık 5-10 milyon dolarlık bölümlerle satıyor ve 2025 yılının eylül ortasından sonuna kadar yaklaşık 3.500 BTC sattı. Bu yılın başından bu yana ise devletin satış hacmi yeniden arttı ve yaklaşık 1.700 BTC düşüş yaşandı’ dedi.
Çoğu ülke Bitcoin rezervlerini suç gelirlerinin müsaderesi yoluyla tutarken Butan, 2019’da başlattığı devlet destekli Bitcoin madenciliği programı sayesinde bu varlığı edindi.
Buzullarından beslenen hidroelektrik enerjisini kullanarak ülke, daha önce 13.000 BTC’ye kadar biriktirmişti. Ancak son iki yılda düzenli satışlar sonucu bu miktar şu anda yaklaşık 4.300 BTC’ye kadar düştü. Bu varlıkların toplam değeri neredeyse 300 milyon dolar seviyesinde.
Analistler, satışlardan elde edilen gelirin büyük ulusal altyapı projelerine aktarıldığını ve Gelephu Mindfulness City adındaki planlanan özel idari bölgeye odaklandığını belirtiyor.
Hükümet daha önce bu projeye 10.000 BTC tahsis edeceği sözünü vermişti. Ancak mevcut satış hızı, ilk etap inşaat finansmanı için fonun bu rezervlerden kullandığına işaret ediyor.
Ağır satışlara rağmen Butan hala dünyanın Bitcoin varlığı en yüksek olan yedinci ülkesi. Butan, sadece Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Birleşik Krallık, El Salvador ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin arkasında yer alıyor.
Morgan Stanley, BlackRock’tan Daha Düşük Ücretle Bitcoin ETF’i Başlatmaya Yakın
9 trilyon dolarlık dev banka Morgan Stanley, ABD spot Bitcoin ETF piyasasına kategorinin en düşük ücretiyle girmeye hazırlanıyor.
Bu fiyatlandırma hamlesi, bankanın kripto para dünyasının en yoğun ürün kategorilerinden birinde hızlıca pazar payı kapmayı hedeflediğini gösteriyor.
Morgan Stanley’den Yeni Bitcoin ETF’ine %0,14 Komisyon
27 Mart’ta banka devinin sunduğu değiştirilmiş S-1 tescil beyanı, yakında çıkacak ETF için yüzde %0,14’lük bir ücret teklif ediyor.
‘Trust, birim başına Delegated Sponsor Fee ödeyecek ve bu ücret, Trust’ın net aktif değerinin yıllıklandırılmış yüzde %0,14’ü oranında günlük olarak tahakkuk edecek. Her günkü tahakkuk için ödenecek bitcoin miktarı, Fiyat Referans Noktasına göre belirlenecek’ ifadeleri beyanda yer aldı.
Bu ücretlendirme yapısı piyasadaki en ucuz seçenek olarak öne çıkıyor ve sektör lideri BlackRock tarafından ihraç edilen iShares Bitcoin Trust’ın oldukça altında kalıyor. IBIT şu anda yüzde %0,25 oranında ücret alıyor.
Nate Geraci, Nova Dius Wealth Management Başkanı, önerilen ücretin yalnızca kripto para ETF’leri arasında değil, daha geniş anlamda emtia bağlı ürünlerde de dikkat çektiğini vurguladı.
Nate Geraci şöyle belirtti: ‘Morgan Stanley, dünyanın en büyük ve en bilinen finans kuruluşlarından biri olarak spot Bitcoin ETF’i başlatmaya hazırlanıyor. Bu ETF’deki ücret kendi kategorisinin en düşüğü olacak ve dünyanın en büyük fiziki altın ETF’inden de göze çarpacak şekilde düşük olacak’ dedi.
Ayrıca bu agresif fiyat politikası rakiplerinin piyasada iki yılı aşkın süredir var olduğu düşünülürse çok da şaşırtıcı değil.
2024’te onaylandıklarından bu yana ABD spot Bitcoin ETF’leri toplamda 55 milyar 930 milyon dolar net giriş kaydetti. Fonlar topluca 84 milyar 770 milyon dolarlık varlığı yönetiyor. Bu tutar, küresel Bitcoin arzının yaklaşık yüzde %7’sine tekabül ediyor. BlackRock’ın fonu şu anda sektöre hakim durumda ve 51 milyar 490 milyon dolar net varlığa sahip.
ABD Bitcoin ETF’leri Lansmandan Bu Yana Günlük Girişler. Kaynak: SoSoValue
Piyasa gözlemcilerine göre Morgan Stanley bu dev rakiplere karşı ciddi bir avantaj elde etmiş durumda: devasa dağıtım gücüyle sahneye çıkıyor.
Bankanın varlık yönetimi birimi yaklaşık 6 trilyon dolar müşteri varlığını denetlerken, 16.000 finansal danışmanlık ağını da yönetiyor.
Daha önce Morgan Stanley, bu danışmanların müşterilere üçüncü taraf Bitcoin ETF’lerine erişim sağlamasına olanak tanımıştı. Şimdi kendi fonunu piyasaya sürerek hem kripto para hizmetlerini dikeyde birleştirmeyi hem de ücret gelirini doğrudan kendi bünyesine çekmeyi hedefliyor.
Bu arada önerilen Morgan Stanley Bitcoin ETF’i, bankanın dijital varlıklardaki büyük büyüme planının yalnızca bir ayağını oluşturuyor. Ocak ayında şirket Ethereum ve Solana gibi diğer dijital varlıklar için de ETF başvurusunda bulunmuştu.
ETF’lerin ötesinde banka, merkeziyetsiz finans (DeFi) ve gerçek dünya varlıklarının tokenize edilmesi için temel altyapısını da iddialı bir şekilde büyütüyor.
3 Altcoin’e Hafta Sonu Dikkat: 28-29 Mart İçin Analiz
Altcoin’lar hafta sonu için kritik hareketlere hazırlanıyor. Bazı altcoin’ler bu hafta önemli yükselişler yaşadı ve şimdi kilit destek seviyelerinin üzerinde fiyat durgunluğunda seyrediyor. Aynı zamanda, bazıları ise tehlikeli düşük seviyelere yaklaşıyor.
Bu nedenle BeInCrypto olarak hafta sonunda yatırımcıların yakından takip etmesi gereken üç altcoin’i sizin için analiz ettik.
Memecore (M) Nedir?
Memecore haftaya 1,60 dolar civarında girdi, 25 Mart’ta 2,53 dolara sert şekilde yükseldi ve 26 Mart’ta hızlı bir geri çekilme ile 1,74 dolara düştü. Ardından toparlanarak şu anda 2,09 dolardan fiyatlanıyor ve Fibonacci 0,618 seviyesi olan 2,02 doların, yani grafikteki yeşil yatay çizginin hemen üzerinde tutunuyor. Bu seviye, kırılmadan bu yana iki kez test edildi ve her iki denemede de destek sağlamayı başardı.
Memecore ile Bitcoin arasındaki korelasyon 0,00 seviyesine indi; haftanın başında bu oran yaklaşık 0,50’ye kadar çıkmıştı. Şimdi ise negatif bölgeye doğru ilerliyor. Negatif korelasyon ise Bitcoin’in yükselişlerinde artık Memecore’a destek gelmeyeceği, hatta zararına olabileceği anlamına geliyor. Fakat Bitcoin fiyatı düşüşe geçerse bu durum M fiyatı açısından avantaj sağlayabilir.
Böyle analizleri kaçırmamak için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz.
Memecore Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Yükseliş senaryosu, M günlük kapanışlarını 0,618 düzeyi olan 2,02 dolar üzerinde yaptığı sürece geçerli olur. 2,29 doların aşılması durumunda ilk hedef 1,236 seviyesinde 2,45 dolar ve ardından 1,5 uzantısında 2,63 dolar olur. Düşüş senaryosu için ise günlük kapanışın önce 2,00 dolar, ardından 0,5 Fibonacci seviyesi olan 1,94 dolar altına inmesi gerekiyor, bu da yeniden 0,236 bölgesindeki 1,76 dolara yol açabilir.
Banana For Scale (BANANAS31)
Bananas31 haftaya 0,0093 dolar seviyelerinde başladı, 19 Mart’a kadar yatay seyretti ve 21 Mart’ta yukarı kırarak 23 Mart’ta %50,57 artışla 0,0138 dolara yükseldi. Fiyat sonrasında 0,0130 ile 0,0161 dolar arasında konsolide oldu ve 0,618 Fibonacci seviyesi olan 0,0134 doların — grafikteki yeşil çizgi — üzerinde tutundu. 147.8 milyon hacim, bu yükselişin zayıf bir piyasada gerçekleşmediğinin göstergesi.
MFI değeri 71,22 ile 80 seviyesindeki aşırı alım sınırına yaklaşsa da henüz buraya gelmedi. 23 Mart’tan bu yana süregelen fiyat durgunluğunda MFI değeri sadece hafifçe geriledi; bu da alım baskısının tamamen bitmediğine işaret ediyor. Fiyatın üzerinde yer alan Fibonacci yapısı sırasıyla 1,0 uzantısında 0,0161 dolar, 1,236 seviyesinde 0,0178 dolar ve 1,5 uzantısında 0,0196 dolar seviyelerini yukarı hedefler olarak gösteriyor.
BANANAS31 Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Yükseliş beklentisi, 0,618 seviyesi olan 0,0134 doların üzerinde kaldığı sürece sürer. Bu destekten gelen bir tepki, fiyattaki durgunluğun yukarıya kırıldığını teyit eder ve sonraki hedef 0,0161 dolar olur. Düşüş ihtimali ise fiyatın 0,0125 dolar — yani 0,5 Fibonacci seviyesi — altında kapanış yapmasıyla öne çıkar. Bu durumda 0,0090 dolardaki kırmızı sıfır çizgisi son teknik destek olur.
Worldcoin (WLD)
Hafta sonunda dikkat edilmesi gereken bir diğer altcoin ise World Coin. Mart ayına 0,406 dolar seviyelerinde giren World Coin, 5 Mart’tan itibaren her seansta toparlanamadan gerilemeye devam etti. Grafikteki işaretli hamle, fiyatın 0,395 dolardan şu anki 0,2787 dolara %30,32 oranında değer kaybettiğini gösteriyor. İkinci bir işaretli düşüş hareketi ise %5,04 oranında 0,2640 dolara, yani tüm zamanların en düşük seviyesi (ATL) olan noktaya işaret ediyor.
CMF (Chaikin Money Flow) mart başından bu yana negatif ve şimdilik -0,25 değerinde; bu seviye grafikteki en düşük okuma. -0,25 CMF, sermaye çıkışının hız kazandığını, durulmadığını gösteriyor. Şu anki fiyatın altındaki Fibonacci uzantılarına bakıldığında 1,5 seviyesindeki 0,2972 dolar aşıldı bile; aşağıda ise 2,0 uzantısında 0,2483 dolar teknik anlamda bir sonraki hedef. Grafik üzerinde şu an alıcıların ortaya çıktığına dair hiçbir işaret yok.
WLD Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Düşüş hedefine göre sıradaki seviye 0,2640 dolarla tüm zamanların en düşük seviyesi (ATL). Günlük kapanış burada aşağı kırılırsa, fiyatın tarihi bir desteği kalmayacak teknik bir boşluğa girilecek. Yükseliş içinse, önce 1,5 Fibonacci seviyesi olan 0,2972 doların üzerinde günlük kapanış şart. Bunun ardından 1,236’da 0,3230 dolar ve 1,0 seviyesinde 0,3461 dolar sırasıyla toparlanma hedefleri oluyor. Ancak CMF negatifi terk etmedikçe bu seviyeler pek mümkün gözükmüyor.
Tahmin Piyasaları Artık Hisse Senedi Platformları Gibi İşliyor
Tahmin platform’larında bugüne kadar 154 milyar dolardan fazla işlem hacmi gerçekleşiyor. Sadece Polymarket’te günlük hacimler sıklıkla 300 milyon doları aşıyor.
Böylesine büyük bir ölçek beraberinde önemli bir soruyu getiriyor: Bu platform’lar artık sadece niş bahis alanları gibi görünmüyor. Aksine, gün geçtikçe bireysel trading’e daha fazla benzemeye başlıyorlar.
Bu analizde, özellikle Polymarket’ten alınan zincir üstü verilere dayanılarak — kullanıcı ve işlem hacmine göre sektörde Polymarket–Kalshi ikilisine hakim bir piyasada — bu değişim doğrudan test ediliyor.
Dört farklı boyutta — kimlerin katıldığı, nasıl davrandıkları, sermaye akışı ve ölçek — hacim artışındaki desen çok tutarlı bir hikaye anlatıyor.
Kategori dağılımı da bu tabloyu güçlendiriyor: Polymarket’te haftalık hacimde kripto ve politika (spor hariç) başı çekiyor, ekonomi ve kazanç kategorilerinin de payı giderek artıyor. Burası klasik anlamda bir bahis pazarı değil. Finansal enstrümanlara yakın kategoriler öne çıkıyor.
Önemli bir detay ise, spor etkinliği kontratlarının ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) regülasyonuyla Kalshi üzerinden ve Robinhood’un Predictions Hub’ı aracılığıyla yatırımcılara sunulması. Yani bu ürünler, aynı arayüzde hisse, opsiyon ve kripto ile yan yana işlem görebiliyor.
Tahmin Platformlarında Büyüyen Kategoriler: Dune
En dikkat çekici gösterge ne kadar para döndüğü değil, kimlerin işlem yaptığı. Asıl mesaj burada gizli.
Polymarket’te, BeInCrypto’nun özel paneline göre ortalama bahis büyüklüğü 10 dolar seviyesinde. Ortalama 89 dolar civarında fakat bu rakamı birkaç büyük oyuncunun işlemleri yukarı çekiyor.
Detaylara bakınca tablo daha da netleşiyor: Cüzdan’ların yaklaşık %20’si 0 ile 10 dolar arasında işlem yapıyor, %27’si 10-50 dolar aralığında, %11’i ise 50-100 dolar bandında yer alıyor.
Genel tabloda kullanıcıların %57’sinden fazlası 100 doların, %80’den fazlası ise 500 doların altında işlem yapıyor.
Polymarket Kullanıcıları Bahis Boyutuna Göre Dağılım: Dune
Burada balina’ların şekillendirdiği bir piyasa yok. Tam tersine, mütevazı tutarlarla işlem yapan küçük çaplı katılımcıların hakimiyeti var. Bu desen, bireysel hisse trading’inin yükselişine damga vuran tabloyu hatırlatıyor.
Karşılaştırmak gerekirse, Robinhood CEO’su Vlad Tenev’in 2021’deki açıklamasına göre ortalama hesap büyüklüğü 240 dolar, ortalama ise 5.000 dolar düzeyindeydi. Yani neredeyse aynı yapı var: Tahmin platform’ları son beş yılda hisse piyasalarını altüst eden küçük yatırımcı kitlesini kendine çekmeyi başarıyor.
Kullanıcı’lar Trader Gibi Davranıyor, Bahisçi Değil
Sadece katılım rakamları bir platformu finansal sistemden ayırmaya yetmiyor. Hız ve etkileşim sıklığı da büyük fark yaratıyor.
Bir bahisçi tek bir kupon yapar ve bekler. Bir trader ise pozisyon açar, pozisyonunu ayarlar, kapatır, tekrar açar. Aktif kullanıcı başına işlem adedi bu farkı doğrudan ortaya koyuyor.
Polymarket’te bu oran şu an günlük aktif kullanıcı başına ortalama 25 işleme dayanıyor. Yani, bir kullanıcı günde ortalama 25 trade gerçekleştiriyor. Bu değer yılın başında 37’ye kadar yükselmişti.
Polymarket Aktif Cüzdan Başına İşlem Sayısı: Dune
Kıyas olsun diye: 2025 yılının büyük bir kısmında bu oran 3 ile 5 arasında gidip geliyordu. Ancak 2025 sonlarındaki sıçrayış, kullanıcı alışkanlıklarında net bir değişime işaret ediyor: Kullanıcılar artık sadece bir kez tahmin yapıp uzaklaşmıyor, birden fazla piyasada aktif şekilde pozisyon yönetiyor.
Bu desenin kripto para piyasasında doğrudan bir karşılığı var. Kaiko’nun Binance araştırması Aralık 2025’te yalnızca bir gün içinde kripto para borsasının 61,9 milyon trade’e ve 20 milyar dolar spot hacime ulaştığını ortaya koydu. Yani, düşük tutarlarda, sık sık işlem yapan 300 milyon kayıtlı hesaplı dev bir topluluk var.
Bireysel finans dünyasında yüksek frekanslı, küçük ölçekli trading davranışı ister hisse senedi ister token ister tahmin kontratı olsun, temel karakteristik olarak öne çıkıyor.
Sermaye Sürekli Hareket Halinde
Kullanıcılar trader gibi davranıyorsa, sermaye akışı da bunu göstermeli. Göstermekte de. Polymarket’te şu anda yaklaşık 445 milyon dolar toplam kilitli değer tutuluyor. Açık pozisyonların büyüklüğü ise yaklaşık 477 milyon dolar seviyesinde.
Bu iki değerin neredeyse eşit olması önemli bir mesaj veriyor: Yatırılan sermayenin neredeyse tamamı aktif olarak pozisyonlara yönlendirilmiş, beklemede duran pasif likidite yok. Bu sermaye gerçekten çalışıyor.
Polymarket TVL; DeFillama
İşlem hacmi ve açık pozisyon oranı da tabloyu doğruluyor. Günlük taker hacmi yaklaşık 339 milyon dolarken açık pozisyon büyüklüğü 477 milyon dolar. Oran: 0,71. Yani sermaye yalnızca pozisyonlanmamış, aynı zamanda sürekli el değiştiriyor.
Pozisyonlar açılıyor, kapatılıyor ve tekrar açılıyor. Bu da portföylerin devamlı yönetildiği, anlık olaylara bağlı tek seferlik pozisyonlardan öte sürekli risk yönetimi yapıldığını gösteriyor. Eğer hacim/açık pozisyon oranı daha düşük olsaydı, piyasada daha çok bahis tarzı bir yaklaşımın hakim olduğu söylenebilirdi.
Hacim ve Açık Pozisyonlar: Dune
Klasik bir bahis piyasasında sermaye genelde kilitlenir ve sonucu bekler. Burada ise sermaye sürekli devridaim yapıyor. Bu fark oldukça önemli: Katılımcılar sermayeyi tek bir olasılık üzerine yatırılmış bahis olarak değil, devamlı risk yönetimi için kullanılan bir araç olarak görüyorlar.
Artık Büyüme Sadece Etkinliklere Bağlı Değil
Yukarıda bahsedilen davranışsal ve sermaye akışlarına dair veriler, hacimler düşük olsa da dikkate değer olurdu. Fakat şu an işlem hacmi de hiç azımsanacak gibi değil.
Polymarket’in haftalık işlem hacmi 2026’nın ilk çeyreği boyunca sürekli 1 milyar dolar seviyesini aşıyor. Son haftalarda ise 2,5 milyar doları geçiyor. 7 haftalık hareketli ortalama ise 2 milyar dolar barajını aşmış durumda.
Aylık hacimler 2025’in ortalarında 1 milyar dolar civarındayken 2026 martı itibarıyla 8 milyar doları geride bıraktı. Bu büyüme yalnızca tek bir olaya bağlı değil.
Hareketli Ortalama: Dune
Hacimler spor, kripto ve siyaset başta olmak üzere farklı kategorilere yayılıyor. Ekonomi, hava durumu ve kültür kategorileri de son haftalardaki verilere önemli katkı sağlıyor.
Bu çeşitlilik ise piyasada uzun vadeli, yapısal bir büyüme yaşandığını gösteriyor. Başkanlık seçimleri gibi olaylar, kısa süreli hacim patlamalarına neden olabilir.
Ancak spor, kripto, makro gündem ve kültürde sürekli artan hacimler, tahmin piyasasına düzenli olarak ilgi gösteren ve bunu günlük bir alışkanlık haline getiren, tam anlamıyla bireysel yatırımcı alışkanlığını gösteren bir kullanıcı tabanı ortaya koyuyor.
Prediction Markets’ın Verileri Ne Gösteriyor?
Her bir boyut, diğerini besleyen bir zincirin halkası gibi işliyor. Katılımcıların çoğunluğunu küçük ölçekli, bireysel kullanıcılar oluşturuyor. Bu kullanıcılar, tek seferlik yerine oturumlarında onlarca kez işlem yapıyor.
Kullandıkları sermaye ise neredeyse tamamen aktif: Pozisyonlarda sürekli dönerek beklemede kalmıyor. Ve bu hareket milyarlarca dolarlık aylık hacimler ve giderek büyüyen bir kategori yelpazesinde gerçekleşiyor.
Küçük kullanıcılar piyasaya hakim olduğunda, sık sık işlem yaptığında ve sermayelerini sürekli oyun içinde tuttuğunda sistem artık klasik bir bahis platformundan ziyade tam anlamıyla bir bireysel finans piyasasına benziyor.
Tahmin piyasaları artık yalnızca sonuç tahmin etme mekanizması değil. Gerçek dünya olaylarına yönelik birer bireysel trading altyapısına dönüşüyorlar. Katılımcılar, burada hem fikir beyan edebiliyor hem risk yönetebiliyor hem de tıpkı hisse piyasalarındaki gibi disiplinle ve yüksek sıklıkta sermaye yönetimi yapabiliyor.
Donald Trump Zoraki Mirasını ABD Doları’na Taşıyor
ABD Hazine Bakanlığı, 26 Mart Perşembe günü yaptığı açıklamada Donald Trump’ın, ABD dolarında imzası bulunan görevdeki ilk başkan olacağını duyurdu. Yetkililer bu adımın ABD’nin 250. yılına atfedileceğini belirtiyor.
Bu karar, mevcut yönetim görevden ayrıldığında banknotların geleceğine dair soru işaretleri yarattı. ABD yasalarına göre, piyasaya sürülen tüm para birimleri süresiz olarak yasal ödeme aracı niteliğini koruyor. Yine de ileride göreve gelecek bir yönetim, sessizce bu paraların basımını durdurabilir.
Trump 165 Yıllık Ekonomik Geleneği Yıkıyor
Hazine Bakanı Scott Bessent’ın imzası da Trump’ın imzasının yanında yer alacak. Yeni uygulama haziran ayında 100 dolar’lık banknotlarla başlayacak, ardından diğer kupürlerle devam edecek. Basın açıklamasında Bessent, bu kararı yönetimin ekonomik performansına bir takdir olarak değerlendirdi.
‘Büyük ülkemizin ve Başkan Donald J. Trump’ın tarihi başarılarını simgelemenin en etkili yolu, üzerinde onun ismi olan ABD doları banknotlarıdır. Bu tarihi para biriminin Semikuincentennial (250. yıl) kapsamında çıkarılması son derece yerinde bir adımdır’ dedi.
Hazineci Brandon Beach de benzer şekilde düşünerek Trump’ı “Amerika’nın Altın Çağı ekonomik canlanmasının mimarı” olarak nitelendirdi.
‘İmzasının Amerikan parasında olması sadece uygun değil, aynı zamanda çok da hak edilmiş bir onur’ dedi Beach.
Açıklama, yıllardır süregelen uygulamadan önemli bir sapma anlamına geliyor.
1861’den bu yana ABD banknotları yalnızca Hazine Bakanı ve Hazineci’nin imzalarını taşıyor. Halen dolaşımdaki banknotlar üzerinde eski Hazine Bakanı Janet Yellen ve eski Hazineci Lynn Malerba’nın imzaları bulunuyor.
Tepkiler ise gecikmedi. Kaliforniya Valisi Gavin Newsom ilk yorum yapanlar arasında yer aldı ve X üzerinden şu mesajı paylaştı:
‘Artık Amerikalılar markette, benzin istasyonunda, kirada ve sağlık harcamalarında daha fazla para öderken kimi suçlayacaklarını tam olarak bilecekler’ dedi.
Bu adım, Trump yönetiminin, başkanın adını ABD kurumlarına taşıyan hamleler serisinin son halkası oldu.
Daha Geniş Kapsamlı Bir İsimlendirme Kampanyası
Geçen aralık ayında yönetim, Amerika Birleşik Devletleri Barış Enstitüsü’nü Trump’ın adıyla yeniden adlandırdı. Bu değişiklik, enstitü üzerindeki yetki mücadelesi sonrası kurumun genel merkezine de Trump’ın adının verilmesiyle sonuçlandı.
Yaklaşık iki hafta sonra, Kennedy Center’ın sahne sanatları kompleksi de Trump’ın ismini aldı. Kongre, bu mekanı aslen eski Başkan John F. Kennedy için yaşayan bir anıt olarak tasarlamıştı.
22 aralık tarihine gelindiğinde ise bu “isim verme” furyası savaş ekipmanlarına sıçradı.
Trump, donanmanın yeni bir büyük yüzey savaş gemisi sınıfı geliştireceğini açıkladı. Yönetim, bu gemilerin modern deniz savaşlarının gerekliliklerini karşılayacağını duyurdu. Sky News’e göre üst düzey bir yönetim yetkilisi, filonun “Trump Class” savaş gemileri adıyla anılacağını doğruladı.
Ancak bir binaya ya da savaş gemisine isim vermekten farklı olarak bir başkanın imzasını ABD dolarından kaldırmak öyle kolayca alınabilecek siyasi bir karar değil. İleride bunu değiştirmek isteyen herhangi bir yönetim ciddi operasyonel ve yasal engellerle karşılaşacak.
Bir Sonraki ABD Başkanı Ne Yapabilir, Ne Yapamaz?
Legal Tender Act’e (Yasal Para Kanunu’na) göre, ABD hükümeti tarafından ihraç edilen tüm paralar, süresiz olarak geçerli ve nominal değerinden iade edilebilir durumda kalır.
Hiçbir başkan, hazine bakanı ya da yürütme birimi, hali hazırda dolaşımdaki banknotları tek başına geçersiz kılamaz. Her ne kadar Kongre yasal para üzerinde anayasal yetkiye sahip olsa da hiçbir yönetim, bu sürecin getireceği ekonomik dalgalanma riskini isteyerek göze almaz.
Gelecekteki bir yönetim için gerçekçi yol daha dar: Banknot basımını düzenleyen Gravür ve Baskı Bürosu’na, Trump imzalı paraların üretimini durdurma talimatı verilmesi gerekir. Böylece yeni banknotlar sessizce eski düzene dönerken piyasaya sürülmeye başlar.
Ek bir yasa çıkarılmasına da gerek yok. Eski banknotlar, yenileriyle değiştikçe kendiliğinden dolaşımdan çekilecek.
Tabii bu süreç zaman alacak. Gelecekteki yönetim görev değişikliğine kadar ne kadar çok banknot basılırsa, Trump imzalı dolar’lar da o kadar uzun süre dolaşımda kalacak gibi görünüyor.
Hyperliquid (HYPE) fiyatı için 35 Dolar seviyesinin kritik olmasının 2 nedeni
Hyperliquid (HYPE) fiyatı şu anda 38,27 dolar seviyesinde işlem görüyor ve gün içinde %2,31 düşüşte. Tamamlanmış ikili tepe formasyonu ve 35,03 dolar seviyesindeki yoğun likidasyon kümesi, aşağı yönlü sert bir hareket ihtimalini artırıyor.
Token, 42,67 dolar üzerindeki kazançlarını koruyamıyor ve fiyat derzeit fiyat durgunluğu sürecinde. Kısa vade trendini şu anda iki bağımsız sinyal belirliyor.
HYPE Long Trader’lar İçin Endişe Zamanı
HYPE likidasyon ısı haritası 35,03 dolar civarında yoğun bir kaldıraçlı long pozisyon kümesi gösteriyor. Bu seviyedeki toplam long likidasyon kaldıracı 27,36 milyon dolar seviyesinde.
35,03 dolar altına bir hareket, bu pozisyonların hızlıca kapatılmasını tetikleyecek. Sonuçta oluşacak mekanik satış baskısı, fiyatın ilk kırılmanın çok daha ötesine hızla gerileyebileceğini gösteriyor.
Bunun gibi daha fazla token içgörüsü ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan kaydolabilirsiniz.
HYPE Likidasyon Isı Haritası. Kaynak: Coinglass
Haritaya bakıldığında, 38 ile 35 dolar arasında oldukça ince bir likidasyon tabakası oluşmuş. Bu da fiyatın bu aralıktan çok fazla dirençle karşılaşmadan geçebileceğine işaret ediyor. Ayrıca 39 dolar üzerinde önemli bir long kaldıraç yığılması olmaması, 35,03 dolar test edilmeden önce talep kaynaklı bir dönüş yaşanmasını zorlaştırıyor.
HYPE’da Satış Baskısı Öne Çıkıyor
Klinger Osilatörü (KVO) günlük grafikte şu an 8.090 seviyesinde ve sıfır çizgisinin hemen üzerinde aşağı yönlü bir eğilim gösteriyor. Sinyal çizgisi (yeşil) zaten aşağıya döndü. KVO (mavi) ise düşüş yönlü bir kesişim noktasına yaklaşıyor.
Klinger Osilatörü, fiyatın iki hacim ağırlıklı EMA’sı arasındaki farkı ölçerek, varlığa para girişi mi yoksa çıkışı mı olduğunu gösterir. Sıfırın üzerinde yükseldiğinde alış baskısı hakimdir, sıfırın altına indiğinde ise satış baskısı ön plana çıkar.
Gösterge, mart başında 25.000 civarında zirve yaptı; bu da HYPE’in 43,76 dolara yükselişiyle çakıştı. O zamandan beri momentum sürekli olarak üç defa daha düşük zirve yaptı, yani fiyat hareketiyle uyumlu bir alış baskısı kaybı var.
HYPE KVO. Kaynak: TradingView
KVO’nun sıfırın altına kesin bir şekilde inmesi, hacim ağırlıklı momentumu yükseliş yönlüden düşüş yönlüye çevirecek. Tarihsel geçmişe bakıldığında, HYPE günlük grafiğinde önceki iki KVO sıfır çizgi kırılımı da geri çekilme öncesine denk geliyor.
0,382 Fibonacci geri çekilme seviyesi 36,83 dolar noktasında bulunuyor ve 35,03 dolardaki likidasyon kümesine gelmeden önce ilk anlamlı talep bölgesini oluşturuyor. Eğer KVO sıfırın altına inerse ve fiyat da 36,83 doların altında kalırsa, 0,618 Fibonacci seviyesi olan 32,33 dolar yolu ana senaryo haline gelir.
HYPE Fiyatında Takip Edilmesi Gereken Seviyeler
Günlük grafikte HYPE’in çift tepe kırılımı tamamlandı ve süreç başladı. Şu an 38,27 dolar seviyesinde hareket ediyor ve bu seviyede bir destek bölgesi oluşmuş durumda.
Formasyonun tüm aşağı yönlü hedefi, kırılım noktasında (35,03 dolar boyun çizgisi) hesaplanıyor. Buradan bakıldığında, HYPE’in onaylanmış bir kırılımda 21,64 dolara kadar gerileyebileceği, grafikte de belirtilen %37,49’luk düşüşle örtüşüyor.
HYPE Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Bu nedenle 35,03 dolar seviyesinin üzerinde kalması HYPE boğaları için bir elzem. Sadece bu seviyenin altında günlük kapanış yapılırsa çift tepe formasyonu onaylanır ve önce 32,33, ardından 28,69 dolar yolu açılır.
Düşüş senaryosunun geçersiz sayılması için HYPE’in önce 38,80 dolar seviyesini geri alıp, ardından kararlılıkla 42,67 doları aşması gerekir. 42,67 dolar üzerine güçlü bir kırılım, çift tepe yapısını tamamen ortadan kaldırır ve yeniden 47,15 dolar direncine yöneliriz.
Trump’ın 2024 Takım Elbise Parçaları, Official Trump Meme Coin Sitesinde Müzayede
Başkan Donald Trump, meme coin ve dijital koleksiyon kartlarına özel resmi web sitesinde gerçek anlamda bomba etkisi yaratan bir ürün duyurusunda bulundu! 2.024 adet fiziksel koleksiyon kartı: Üstelik her birinin içine, Trump’ın efsanevi münazara takımından gerçek kumaş parçaları eklenmiş durumda.
Bu kartlar, 27 Haziran 2024’teki ilk başkanlık münazarasında giydiği, “nakavt” performansıyla gündeme oturan takım elbiseden üretildi. Sınırlı sayıda çıkan bu özel kart’lar, koleksiyon ürünü, NFT ve tam bir meme coin çılgınlığı konseptini Trump’ın klasik tarzıyla bir araya getiriyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nde görevdeki bir başkanın ilk kez kıyafetini koleksiyon ürünü olarak sattığı söylenebilir. Peki, bu işten kazançlı çıkan kim olacak? Büyük ihtimalle Trump Ailesi’yle bağlantılı girişimler.
Her ne kadar şirket, Donald Trump ile doğrudan bir bağlantısının olmadığını iddia etse de ürünü Başkan’ın bizzat verdiği bir alıntıyla tanıtıyor.
Kaynak: Collect Trump Cards.
Kripto ekosistemi açısından bakıldığında, ürünün satış yapısında bilinçli bir strateji göze çarpıyor. Kart’ları kredi kartı ya da Polygon üzerinden WETH ile almak mümkün: Yani, Trump’ın meme coin ekosistemine doğrudan paralel bir model ortaya koyuyor. Bazı varyantlarda 13 Temmuz’daki suikast girişiminin ardından çekilen mugshot’ı kullanılıyor. Bu da azlık hissini ve anlatı odaklı talebi daha da körüklüyor.
Trump, yeniden seçim sonrası ‘iş insanı’ modunun zirvesine çıkmış gözüküyor. Eleştirmenler bu hamleyi “zevksiz” bulurken; destekçileri ise “deha” olarak nitelendiriyor: İkonik siyasi anlar, sahip olunabilen dijital varlıklara dönüşüyor.
Trump’ın bu stratejisi, geçmişte elde edilen 10 milyon doların üzerindeki NFT satış başarısı ve 2025 başkanlık yemin töreninin getirdiği ivmeyle birleşiyor. Böylelikle, dikkati paraya çevirebilen güçlü marka algısı daha da güçleniyor.
Peki çoktan tükendi mi? Önceki satışlar dakikalar içinde yok olmuştu. Aynı tabloyu şimdi de bekleyin: MAGA taraftarları ve kripto trader’ları, arzı kapmak için yine yarışacak gibi görünüyor.
Neobank’ler Gerçek Dünya Varlığı (RWA)’larını tokenize ederken Trump’ın takım elbise parçaları kişisel varlıkların tokenize edilmesinde öncü adım olabilir. Fiziksel nadirlik ile dijital spekülasyon çarpışıyor. Büyük pazarlık ustası yine altın madeni buldu!
Pi Coin Son Yaşandığında %38 Düştü: Tarih Tekrar Ediyor
Pi Coin (PI) fiyatı şu anda 0,178 dolar seviyesinde ve gün içinde %3,26 oranında düşüş gösteriyor. Fiyat, 0,189 dolar’daki 0,236 Fibonacci seviyesinin hemen altında baskı oluşturuyor. Grafik, kasım ve aralık 2025’teki yapıyı tekrar ediyor.
Zincir üstü göstergeler, bir döngü gecikmeli olarak aynı sıralamayı takip ediyor. Aralık ayında yaşanan benzer süreç PI için pek iyi sonuçlanmamıştı.
CMF, Pi Coin’in Aralık Çöküşünü Tekrar Ediyor
CMF, Mart 2026 ortasında PI fiyatı 0,299 dolar’a yaklaştığı sırada 0,30 seviyelerinde zirve yaptı. O günden bu yana çizgisel bir şekilde -0,11’e kadar düştü. Mavi alçalan trend çizgisi ise herhangi bir taban oluşumu ya da yataylaşma göstermiyor.
Aralık 2025’teki örnek grafik üzerinde not edilmiş durumda. CMF, kasım sonlarında 0,25’e yaklaşarak zirve yapmış ve ardından tıpkı bugünkü gibi düşmüştü. Sonunda -0,20 seviyesine indi ve PI fiyatı %38,19 değer kaybederek 56 gün içinde 0,220 dolar’daki fiyat durgunluğu bölgesinden 0,139 dolar’a gerilemişti.
Böyle analizler ve PI Coin gibi token’lara dair daha fazla içgörü mü istiyorsunuz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan kaydolun.
Pi Coin CMF. Kaynak: TradingView
Şu anda -0,11 seviyesinde olan CMF, önceki dip seviyesi olan -0,20’ye henüz ulaşmadı. Göstergenin kat etmesi gereken yaklaşık olarak aynı mesafe daha var. Kalan bu düşüş, fiyatta devam eden satış baskısıyla da örtüşecektir.
Pi Coin henüz dönüş bölgesine ulaşmadı
MFI grafiği kasım 2025’ten 27 mart 2026’ya kadar olan süreci kapsıyor. Pembe ile belirtilen kutu, aralık 2025’te yaşanan süreci vurguluyor. MFI 20 seviyesinin altına indiği hâlde fiyat aşağı inmeye devam etti. Aşırı satım bölgesine inmek, fiyatı yukarı çevirmeye yetmedi.
PI ancak CMF -0,20 civarında taban yaptığı sırada dip gördü. Şu anda MFI 35,23 seviyesinde ve 20 seviyesinin üzerinde kalmaya devam ediyor. Göstergede düşüş devam etse de, daha önce herhangi bir etki oluşturmayan destek bölgesine henüz girilmedi.
Pi Coin MFI. Kaynak: TradingView
Daha önceki aşırı satım MFI okuması, toparlanmadan önce neredeyse iki ay boyunca CMF’de sıfıra yakın değerlerin görülmesiyle birlikte geldi. Eğer bugünkü -0,11 CMF değeri için de benzer bir süre yaşanırsa, anlamlı bir toparlanma mayıs sonu gelmeden başlamayacaktır.
PI Coin fiyatı düşüş yaşayabilir
Fibonacci analizinde Pi Coin fiyatı 0,178 dolar’da kalıyor; 0,189 dolar’daki 0,236 seviyesiyle 0,155 dolar’daki sıfır seviyesi arasında sıkışmış durumda. 50 günlük EMA 0,188 dolar’da, 200 günlük EMA ise 0,270 dolar’da yer alıyor. Her iki EMA da aşağı yönlü ilerliyor ve direnç konumundalar.
Çift tepe formasyonu, %33,11 oranında ölçülü bir düşüş öngörüyor. Hedef ise 0,130 dolar; yani tüm zamanların en düşük seviyesi (ATL). Aşağı yönlü harekette önce 0,159 dolar, ardından 0,141 dolar destekleri test edilebilir, sonrasında ise 0,130 dolar gündeme gelebilir.
Pi Coin Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
CMF’nin mevcut eğilimi ve aralık ayında yaşanan örnek, destek seviyelerinin sırasıyla test edileceğine işaret ediyor. Negatif sermaye akışı sürdükçe, bu desteklerin kalıcı bir taban oluşturması şimdilik pek olası görünmüyor.
Yükselişin teyit edilebilmesi için, günlük kapanışın 0,210 dolar üzerinde gerçekleşmesi gerekiyor. Bu seviyenin üzerinde 0,244 ve sonrasında 0,268 dolar’daki hedefler gündeme gelir. 0,268 dolar’ın aşılması ise çift tepe formasyonunu tamamen geçersiz kılar ve yön tekrar nötrleşir.
Bittensor (TAO) 4 Aylık Direnci Aştı: Fiyat 400 Dolar’a Ulaşamayabilir
Bittensor (TAO) şu anda 322 dolar seviyesinde işlem görüyor; gün içinde %6,97 değer kaybetti. 26 Mart’ta kısa süreliğine 380 dolar’a kadar yükselmişti.
2 günlük grafikte, TAO’nun dört aydır yükselişleri durduran 306 dolar’daki 0,618 Fibonacci direnç bölgesini aştığı görülüyor. Ancak bu seviyenin üzerindeki hareket anında yavaşladı.
TAO Holder’ların Yatırımcı Hissiyatı Yükselişi Tetikledi
Santiment’ın ağırlıklı duygu grafiği, 3 Mart ile 26 Mart 2026 tarihleri aralığını kapsıyor. TAO yatırımcı hissiyatı 25 Mart’ta 5,0’in üzerine çıkarak grafikteki en yüksek seviyeye ulaştı. Fiyatın 380 dolar’a tırmandığı o günün ardından, 26 Mart’ta hissiyat sert şekilde 0,684’e düştü ve fiyat hızla geri çekildi.
Aynı tablo ay başında iki kez daha tekrarlandı. 13 Mart’ta yatırımcı hissiyatı hızlıca zirve yaparken TAO, 305 dolar’dan 260 dolar’a döndü. 19 Mart’ta ise hissiyat tekrar yükselip fiyatın 290 dolar’dan 250 dolar’a düşmesiyle sonuçlandı. Her defasında, yükselen duygular kısa süreli bir TAO fiyat zirvesi ile denk geldi; yükselişin sürmesini sağlayamadı.
Böyle analizleri kaçırmak istemiyorsanız Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olun.
TAO Ağırlıklı Yatırımcı Hissiyatı. Kaynak: Santiment
Şu anda 0,684 olan seviye henüz negatif değil fakat tek bir seansta 5,0 üstünden bu noktaya inmek önceki sert dönüşleri andırıyor. Yatırımcı hissiyatı TAO’ya yüksek fiyattan sermaye çekmişti; artık yatışan hissiyat alım baskısını ortadan kaldırıyor ve fiyatın gerilemesine yol açıyor.
TAO’da Bu Direncin Aşılması Faydalar Getirecek
TAO likidasyon ısı haritası 26 ve 27 Mart günlerini kapsıyor. Isı haritasında sarı renkle gösterilen en yoğun likidasyon kaldıraçları 364 dolar seviyesinde toplanmış durumda ve bu noktada tam 2,98 milyon dolar’lık kaldıraç bulunuyor. 364 dolar’ın üzerinde ise biriken toplam kısa pozisyon likidasyon büyüklüğü 17,81 milyon dolar’a ulaşıyor.
Bu 17,81 milyon dolar’lık kısa squeeze tetiklenirse güçlü bir katalizör olur. 364 dolar’ın aşılması durumunda bu short pozisyonlar kapanmaya zorlanır: Fiyat mekanik olarak önce 407 dolar’a ardından da 469 dolar’a doğru yükselebilir. Ancak 364 dolar’da biriken 2,98 milyon dolar’lık kaldıraç, aynı zamanda alım baskısını emerek güçlü bir direnç tavanı oluşturuyor; burası bir sıçrama tahtası olmadan önce ciddi bir engel.
TAO Likidasyon Isı Haritası. Kaynak: Coinglass
Şu anda hissiyat zaten dağılmışken ve fiyat 380 dolar’dan düşerken 364 dolar direnci günlük kapanışta bir türlü aşılamıyor. Kısa squeeze senaryosunun devreye girmesi için, mevcut yatırımcı verilerinde veya piyasa yapısında henüz görülmeyen taze bir alıcı dalgası gerekiyor.
TAO Fiyat Tahmini: Devam Etmeden Önce 306 Dolar Bölgesine Geri Dönüş
TAO, 306 dolar’daki 0,618 seviyesinin hemen altındaki kırmızı direnç bölgesi altında dört ay boyunca fiyat durgunluğu yaşadı. Grafikte belirtilen breakout hareketiyle TAO geçtiğimiz hafta %20,33’lük yükseliş yaşadı ve bu bölgeden kurtuldu.
MFI göstergesi yakın vadede düşüş yönlü beklentileri güçlendiriyor. MFI geçtiğimiz hafta aşırı alım bölgesine ulaştı; geçmişteki her benzer durumda yerel fiyat zirvesiyle sonuçlanmıştı.
TAO CMF. Kaynak: TradingView
Eylül 2024’te MFI aşırı alım seviyesini gördü ve TAO o dönem 700 dolar civarındaydı. Mayıs 2025’te ise aynı bölge tekrar test edildi ve hemen ardından fiyat 450 dolar’dan 300 dolar’a geriledi. Şu anda 77,79 seviyesine ulaşan MFI, geçmişte büyük düşüşlerden önce girilen aynı riskli bölgeye işaret ediyor.
TAO 322 dolar ile önceki direnç bölgesinin üzerinde. Fakat günlük kapanış 306 dolar’ın altına inerse breakout’un başarısız olduğu teyit olur ve sıradaki destekler 275 dolar’daki 0,5 seviyesi ve arkasından 243 dolar’daki 0,382 seviyesi olur.
TAO Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Yükseliş yönlü beklentinin yeniden canlanabilmesi için iki günlük kapanışın mutlaka 364 dolar’ın üzerinde gerçekleşmesi gerek. Böyle bir durumda 17,81 milyon dolar’lık short squeeze tetiklenir ve fiyatın önce 407 dolar’daki 1,0 seviyesine, ardından 469 dolar’daki 1,236 seviyesine çıkması beklenir. 364 dolar üzerinde bir kapanış gelmediği sürece, TAO’nun yeni aştığı bu dört aylık dar direnç bölgesi tekrar token üzerinde hakimiyet kurabilir.
Bitcoin 70.000 Dolar’ın Altına Gerilerken Bireysel FUD Hissiyatı Artıyor: Sonuçları Neler?
Kısa süren bir iyimserliğin ardından, kripto para piyasasında yeniden korku rüzgarları esiyor ve sosyal medyadaki konuşmalarda baskınlığını sürdürüyor. Bitcoin’in fiyatı tekrar 70.000 dolar seviyesinin altına indi ve bu durum bireysel yatırımcılar arasında endişelere yol açtı.
Negatif yatırımcı hissiyatı sosyal medyada hızla yayılırken zincir üstü veriler bireysel yatırımcıların gerçek rolüne dair daha karmaşık bir tablo sunuyor.
Bitcoin’da Bireysel FUD Artıyor: Yükseliş Gelir mi?
Blockchain analiz platformu Santiment, son dönemde sosyal medyada Bitcoin ile ilgili olumsuz anahtar kelimelerde ciddi bir artış kaydetti.
“Dip” ve “çöküş” gibi kelimeler, BTC konuşmalarında sıkça karşımıza çıkıyor. Bu durum, bireysel yatırımcılar arasında FUD’un (Korku, Belirsizlik, Şüphe) oldukça yüksek seviyede olduğuna işaret ediyor.
Santiment’e göre aşırı kötümserlik, genellikle piyasa açısından zıt bir sinyal oluşturuyor. Negatiflik zirveye ulaştığında, satış baskısı da tükenir ve piyasa çoğu zaman bir toparlanma sürecine giriyor.
‘#dip, #pullback, #rejection, #crash ya da #bloodbath gibi kelimeler konuşmalarda öne çıkıyorsa, genellikle ALIM için güvenli bir zamandır’ diye belirtti Santiment.
Bitcoin Fiyatı ile Bireysel Yatırımcı Hissiyatı. Kaynak: Santiment.
Santiment’in grafiği de geçtiğimiz yıl boyunca bu yaklaşımın işlerliğini gözler önüne seriyor.
Ancak işler yalnızca yatırımcı hissiyatıyla sınırlı değil. CryptoQuant’ın yeni bir raporu, işlem hacmiyle bireysel yatırımcıların gerçek piyasa payı arasında dikkat çeken bir ayrışmaya işaret ediyor.
CryptoQuant analisti Zizcrypto, raporunda, bireysel yatırımcıların son 30 günlük ortalama küçük işlem hacminin (0–1.000 dolar arası) 96 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirtti. Bu seviye, 2023 başındaki piyasa tabanıyla neredeyse aynı.
Diğer yandan, bireysel yatırımcıların işlem hacmi payı (0–10.000 dolar arası) 2023 başından bu yana aralıksız düşüyor. Yüzde 2,4’ün üzerinden yaklaşık %0,7’ye kadar gerilemiş durumda ve artık yatay seyrediyor.
İşlem hacmiyle pazar payı arasındaki bu ayrışma şunu gösteriyor: Bireysel yatırımcılar hâlâ aktif olsa da piyasadaki yapısal rollerinde bir büyüme gözlenmiyor.
‘Bu bağlamda bireysel yatırımcı katılımı, uzun süreli pozisyonlardan ziyade kısa vadeli, tepkisel akışlarda yoğunlaşıyor’ diye vurguladı Zizcrypto.
Dolayısıyla, Santiment’in kısa vadeli yorumları geçerli olabilir. Ancak bunu, 2023 başındakine benzer büyük bir dönüş için temel bir gösterge olarak almak kolay değil.
BeInCrypto’nun en son analizine göre Bitcoin, 68.930 doların altında günlük kapanış yaparsa fiyat 65.550 dolara kadar gerileyebilir.
Ethereum: Balina’lar 765 milyon Dolar’lık ETH ile fiyatı 2.000 Dolar’ın üstünde tutuyor
Ethereum (ETH) şu anda 2.068 dolar seviyesinde işlem görüyor ve doğrudan 2.055 dolardaki 0,236 Fibonacci seviyesini zorluyor. token, iki farklı güç tarafından çekiliyor: Uzun vadeli yatırımcılar, yüksek maliyetlerden kar alırken balina seviyesindeki adresler, yapısal bir düşüşü engellemek için bu arzı topluyor.
2.000 dolar seviyesi, bu iki güç arasındaki sınırı çiziyor. Hangi grup galip gelirse, sonraki önemli yönü de o belirleyecek.
ETH’nin Eski Yatırımcıları Satışta
Glassnode’un HODL Waves grafiği, 3 ila 5 yıllık tutucu grubunu takip ediyor ve 26 Aralık 2025’ten 26 Mart 2026’ya kadar olan dönemi kapsıyor. Bu bant, toplam ETH arzının %14,2 ile %14,4’ü arasında, aralık ayı sonundan 20 ocak’a kadar istikrarını korudu ancak ardından yavaş bir düşüşe geçti.
Grafiğin sağ tarafında, bu düşüşün hızlandığı gözleniyor. 21 mart ile 26 mart arasında, 3 ila 5 yıl arasındaki grup, toplam arzın yaklaşık %13,6’sından %12,8’ine geriledi — yani bir haftadan kısa sürede neredeyse %0,8’lik bir düşüş yaşandı. Bu durum, bu grubun 2026’da görülen en büyük ikinci dağıtım olayı olarak öne çıkıyor; ilki ocak sonunda yaşanan kayıptı.
Ethereum HODL Waves. Kaynak: Glassnode
Bu grup, ETH’lerini 2021 ile 2023 arasında satın aldı. Yani, hem 2021 boğa piyasasında 5.000 dolar civarına çıkan zirveyi hem de 2022 ayı piyasasının dip seviyelerini içeriyor. Tepeye yakın alım yapanların çoğu hâlâ zararda.
Ancak ayı piyasasında biriktirenler, mevcut fiyatlarda ciddi kar elde etmiş durumda ve bu kazançlarını realize etmeyi tercih ediyor. Buradaki satış paniğe dayalı değil; uzun süredir bekledikleri karı, tekrar bulamayabilecekleri bir fiyattan alıyorlar. Bu da ‘kervan yolda düzülür’ deyimini hatırlatabilir.
Balina’lar Alımda Küçük Yatırımcı’lar Satıyor
Santiment’in adres arz dağılım grafiği, üç gruptaki değişimi gözler önüne seriyor: 10.000-100.000 ETH tutan mavi grup, 100.000-1.000.000 ETH tutan kırmızı grup ve 1.000.000-10.000.000 ETH tutan sarı grup. 25 mart’tan bu yana arzın el değiştirdiği net şekilde görülüyor.
Mavi grup, 25 mart’tan makalenin yazıldığı ana kadar yaklaşık 370.000 ETH sattı. Bu satış, fiyatı anlamlı bir şekilde aşağıya çekmedi.
Buna benzer daha fazla token analizini kaçırmamak için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz.
Ethereum Whale Holding. Kaynak: Santiment
Bunun yerine, kırmızı ve sarı gruplar bu arzı birlikte topladı. İki büyük balina grubu, mavi grubun satış hızına paralel olarak bakiyelerini yükseltti. Şu anda, Ethereum fiyatı ile bu 370.000 ETH transferi, ağa özgü en büyük balina adreslerine ortalama 765 milyon dolar geçiş anlamına geliyor; yani orta gruptaki yatırımcılardan balinalara doğru bir güç kayması var.
Bu dinamik şu: Daha büyük adresler, küçük adreslerden gelen satışı topluyor. Bu yapı, ETH’yi 2.000 doların üzerinde tutan en önemli faktörlerden biri olacak gibi görünüyor. Balina alışları devam ettikçe, piyasadaki satış baskısı bu şekilde emiliyor ve fiyatın düşmesini engelleyen yapısal bir taban oluşuyor.
ETH Fiyatında İleriye Dönük Seyir
Günlük grafikte Ethereum fiyatı, 2.068 dolar seviyesinde; 2.055 dolardaki 0,236 Fibonacci seviyesinde tutulmaya çalışıyor. Bu sırada, 2.186 dolardaki kırmızı 50 günlük EMA ise kısa vadeli güçlü bir direnç oluşturuyor. Fibonacci geri çekilme aralığı, 1.750 dolardaki sıfır seviyesinden başlayıp, 3.045 dolardaki 1,0 seviyesine kadar uzanıyor.
2.055 dolar seviyesindeki 0,236 Fibonacci, mart başından beri adeta bir savaş alanı gibi. Her test ya üzerinde kapanış getirdi ya da hızlıca toparladı. Ethereum fiyatı şu an yine bu noktaya baskı uyguluyor. Bu testin sonucu, fiyatın yönünü belirleyecek. 2.055 doların altına inilirse, grafikte sırada 1.928 dolar yatay desteği var. O eşik aşılırsa alt sınırda 1.838 dolar seviyesi gündeme gelir.
ETH Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Yükseliş senaryosunun geçerli olabilmesi için fiyatın önce 2.244 dolardaki 0,382 seviyesini geri alması gerekiyor. Sonrasında hedef, 2.397 dolarda 0,5 ve ardından 2.550 dolardaki 0,618 Fibonacci seviyeleri olacak.
Fiyatın 2.550 dolara doğru kalıcı şekilde ilerlemesi ise, balina toplama iştahının artmasına ve 3-5 yıl arası tutucuların satış baskısının azalmasına bağlı. Bu tablo, ancak kripto para piyasası 2.000 doların üzerinde istikrar yakalarsa gerçekçi bir ihtimal olur.
BMNR Staking’den 300 milyon Dolar ödül dağıtıyor: Fiyat ise tepkisiz
BitMine Immersion Technologies (BMNR) şu anda 19 dolardan işlem görüyor ve gün içinde %6,39 değer kaybetti. Kırmızı bir gün yaşanmasına rağmen şirketin MAVAN (Made in America Validator Network) projesini hayata geçirmesi ve Pier Two satın alımı sayesinde altyapıyı genişletmesiyle temeldeki yapı güçleniyor.
MAVAN, 25 Mart’ta 3.142.643 adet ETH stake edilerek piyasaya sürüldü ve bu miktarın kabaca 6,8 milyar dolar civarında bir değeri var. Yıllık %2,83 getirisiyle yaklaşık 300 milyon dolar staking ödülüne tekabül ediyor. Piyasa açısından bakarsak bu durum, fiyat artışına bağlı olmayan, yatırılan sermayeye dayalı yerleşik bir getiri motoru anlamına geliyor.
MAVAN ve Pier Two: Getiri Odaklı Modelde Ölçek Büyütme
Pier Two anlaşması 25 Mart’ta açıklandı ve BitMine’ın validator teknolojisini ciddi şekilde güçlendirdi. BitMine artık elindeki ETH’yi pasif bir varlık olarak tutmak yerine aktif olarak getiri sağlayan bir modele geçiyor.
MAVAN’ın lansmanından önceki haftada 100.000’in üzerinde ETH zaten staking’e katıldı. Pier Two’nun entegre olmasıyla şirket bu fonları daha verimli şekilde yönetecek ve kurumsal staking hizmetlerine de kapı açmış olacak.
Böyle özgün token analizlerinden daha fazlasını mı istiyorsunuz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz.
BMNR’ın Piyasa Fiyatı ve Gerçek Değeri
Değerleme açısından bakınca, BMNR şu anda yaklaşık 1,0x mNAV seviyesinde işlem görüyor. Yani piyasa şirketin hisselerini temel ETH varlıklarıyla neredeyse başa baş değerliyor ve staking operasyonlarına ya da altyapısına anlamlı bir prim vermiyor.
Döngünün başında, BMNR 1,2x mNAV seviyelerine kadar çıkmıştı. Bu oran yatırımcının iyimser olup büyüme potansiyeline prim verdiğini gösteriyordu. Ancak artık bu prim tamamen silinmiş durumda.
BMNR mNAV. Kaynak: Blockworks
Pozisyonlanma açısından bakınca genellikle bu türden reset hareketleri düşüşten çok dengeye işaret eder. Hazine destekli kripto para hisseleri NAV seviyesinde dolaşırken şirketin temelleri güçleniyorsa, piyasada birikim başladığı söylenebilir. Dağıtım sinyali görülmez.
Burada dikkat çeken bir başka detay: NAV sabit değil. Staking ödülleri zamanla biriktikçe şirketin taban değeri büyüyor. ETH fiyatı yerinde saysa bile şirketin değeri yukarı yönlü hareket edebilir. Yani fiyatlarda henüz görülmeyen bir taban oluşumundan söz edilebilir.
Kritik Direnç Altında Sıkışma
Teknik anlamda BMNR’de fiyat 18 dolar desteği ile 21 dolar direnci arasında fiyat durgunluğunda. 21 dolar seviyesi, 0.618 Fibonacci düzeltmesi ve aralık ayından beri fiyatı baskılayan bir düşen trend çizgisiyle kesişiyor.
Bu trend çizgisi şimdiye kadar fiyat hareketinin hep üzerinde bir satış baskısı olarak çalıştı ve toparlanma denemelerini geri çevirdi. Günlük kapanışlar 21 doların üzerine çıkarsa, çok aylık düşüş trendini kıran güçlü bir yapısal değişim yaşanabilir.
Momentum göstergeleri de olumluya dönmeye başlıyor. Chaikin Money Flow (CMF) şu anda -0,14 seviyesinde, halen negatif ama yükseliş yönlü bir ayrışma var. Fiyat aşağı gitse de CMF’de dipler daha yüksek oluşuyor: Satış baskısı düşüyor diyebiliriz.
BMNR CMF. Kaynak: TradingView
Bu tür bir ayrışma genellikle ilk birikim safhasında ortaya çıkar: Yani fiyat henüz yukarı dönmeden sermaye yer değiştiriyor. Bir önceki benzer yapı 17 dolar bölgesinden 30 doların üzerindeki hızlı yükselişin öncüsüydü.
BMNR ayrıca Ethereum ile makul derecede korelasyona sahip, korelasyon katsayısı yaklaşık 0,50 seviyelerinde. ETH fiyatında özellikle 2.300 dolar civarına doğru bir yükseliş görülürse BMNR hissesi de bundan pozitif etkilenebilir. Ancak piyasadaki risk iştahı zayıf kalırsa bu ilişki BMNR’ı aşağı çekebilir ve son dönemde pozitif korelasyonun etkisiyle zaten bu durum görülüyor.
BMNR’ın Ethereum ile Korelasyonu. Kaynak: TradingView Sonuç
Trade yapısına bakıldığında 21 dolar seviyesi tam bir dönüm noktası. Kırılım ve kalıcılık sağlanırsa önce 24 dolara, ardından 26 dolar seviyesine kadar yeni bir alan açılır. Böylece BMNR, Aralık 2025’ten bu yana süren düşüş trendini kırma şansı yakalayabilir.
BMNR Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
BMNR şu anda sıkışık bir fiyat aralığında hareket ediyor ve fiyatın, güçlenmeye başlayan temel verilerin gerisinde kaldığı görülüyor. MAVAN’ın getiri yapısı ve potansiyel müşteri ağının fiyatlanmaya başlaması halinde mevcut bandın uzun süre korunması zor görünüyor. Şimdilik grafik sabırlı olmayı gerektiriyor: 21 dolar seviyesi ise olası bir trend dönüşü için tetikleyici olarak öne çıkıyor.
Olumsuz senaryoda 17 dolar seviyesi geçersiz kılınma noktası olarak takip edilmeli. Bu desteğin altına inilirse, düşüş eğilimi güç kazabilir ve talebin 16 dolar bölgesine kayması beklenebilir.
ECB: Bankalar Dijital Euro Olmadan Neden Ayakta Kalamaz?
Avrupa Merkez Bankası (ECB) dijital euro’nun bankalar için bir tehdit olmadığını, aksine büyük teknoloji ödeme şirketlerine ve stablecoin’lere karşı stratejik bir can simidi olduğunu savunuyor.
Yönetim Kurulu Üyesi Piero Cipollone ile Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı Frank Elderson, bu konuda ortak bir blog yazısı yayımladı. Dijital euro’yu Avrupa’daki bankaların acilen ihtiyaç duyduğu rekabetçi bir araç olarak tanımladılar.
Avrupa Bankaları Güç Kaybediyor
İki ECB yetkilisi, Avrupa bankacılık sektörünün yabancı ödeme altyapısına adeta bağımlı hale geldiğine dikkat çekti.
Blog yazısına göre, şu anda Euro Bölgesi’ndeki kart işlemlerinin üçte ikisini Avrupa dışındaki kart sistemleri gerçekleştiriyor.
Bazı ülkelerde bu bağımlılık daha da derin. Euro Bölgesi’ndeki 21 ülkeden 13’ü mağaza içi ödemelerde tamamen uluslararası kart sistemlerine veya mobil çözümlere bel bağlıyor. Yarıdan fazlasında ise e-ticarette yaygın şekilde kabul gören yerel bir ödeme çözümü yok.
Öte yandan ECB’nin mart ayında yayımladığı bir çalışma raporunda stablecoin’lerin yaygınlaşmasının Avrupa bankalarındaki bireysel mevduatları tamamen kurutabileceği uyarısı yapıldı.
ECB verilerine göre stablecoin ilgisinin artması, bankalardaki bireysel mevduatlarda azalma ve KOBİ’lere verilen banka kredilerinde düşüşle zaten kendini hissettiriyor.
Cipollone ve Elderson’a göre bankalar şu anda üçlü bir kayıp yaşıyor:
Uluslararası kart sistemleriyle birlikte ücret gelirlerinden oluyorlar.
Büyük teknoloji mobil ödeme çözümlerinde hem ücret gelirini hem verilerini kaybediyorlar.
Stablecoin’lerle ise ücret, veri ve sabit bireysel mevduatları kaybetme riskiyle karşı karşıyalar.
Dijital euro ücretlendirme modeli ile dört taraflı kart sistemi karşılaştırma grafiği Dijital Euro Banka’ların Rekabet Gücünü Nasıl Artırır?
ECB, dijital euro’nun dağıtım modelinde bankaları merkeze koyacak şekilde tasarladı. Bankalar hem dijital euro hesaplarını yönetecek hem de müşteri ilişkileri ile kredi değerliliği verilerini elinde tutacak.
Gelir tarafında ise Euro Sistemi, sistem ücretlerini ve işlem ücretlerini tamamen kaldırmayı planlıyor. Bankalar sundukları hizmetler karşılığında, Avrupa Komisyonu’nun dijital euro düzenleme taslağında yer verdiği bir model üzerinden ödeme alacak.
Blog yazısında co-badging (çift markalı kart) avantajına da dikkat çekildi. Avrupa’daki banka kartları dijital euro’ya entegre edilerek tüm Avrupa genelinde kabul edilebilecek. Böylelikle sınır ötesi ödemelerde de yabancı kart ağlarına bağımlılık sona erecek.
ECB, bankaların toplam yatırım maliyetini 4 milyar avro ile 5,8 milyar avro arasında hesaplıyor. Bu da yılda yaklaşık 1 milyar avro ile 1,44 milyar avro arasında bir harcamaya denk geliyor ve süreç dört yıla yayılacak.
Bu rakam, dış kaynaklı bazı çalışmaların öngördüğü maliyetlerin beşte biri düzeyinde ve büyük bankaların yıllık IT yenileme bütçesinin yaklaşık %3,4’üne denk geliyor.
2027 İçin Pilot Proje Planı
Euro Sistemi, dijital euro altyapısını gerçek dünyada test etmek için 2027’de bir pilot uygulama başlatmayı planlıyor.
Avrupa Birliği yasa yapıcıları düzenlemeyi 2026 yılı içinde onaylarsa ilk işlemler 2027 yazında başlayabilir. Tüm sistemin ilk ihraç için 2029 yılına hazır hale gelmesi bekleniyor.
ECB’nin açıklamasına göre; katılımcı bankalar entegrasyon yaklaşımları ve maliyet yönetimi dahil olmak üzere uygulama seçeneklerinin şekillendirilmesinde söz sahibi olacak.
Blog yazısında finansal istikrar konusundaki endişelere de değinildi. ECB’nin banka verilerine dayanan analizine göre, dijital euro finansal istikrarı tehlikeye atmayacak.
Bireyler için bakiye limiti, şirketler için ise dijital euro tutulmasının yasaklanması ve dijital euro bakiyelerine faiz ödenmemesi gibi önlemlerle ani mevduat çıkışlarının önüne geçileceği vurgulandı.
Avrupa bankalarının dijital euro’yu bir fırsat olarak mı kucaklayacağı yoksa ek bir yük olarak mı göreceği artık büyük ölçüde AB Parlamentosu’nun düzenlemeyi ne kadar hızlı tamamlayacağına bağlı olacak.
Tahvil Getirileri Tehlike Sınırını Aştı: İran Savaşı Krizi Tetikliyor
ABD Hazine tahvil getirileri 27 Mart’ta tüm vadelerde hızla yükseliyor; 10 yıllık tahvil getirisi %4,46’ya, 30 yıllık ise %4,986’ya ulaştı. Bu hareketler, Nisan 2025’teki gümrük tarifesi krizinden bu yana görülen en sert tahvil satış dalgası olarak öne çıkıyor.
Piyasalarda artık ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimleri yerine faiz artırımı ihtimali fiyatlanıyor. Bu dönüşüm, şubat sonunda başlayan ABD-İran çatışmasından yaklaşık bir ay sonra yaşanıyor.
Tahvil Piyasası Nisan 2025 Uyarı Seviyelerine Ulaştı
10 yıllık tahvil getirisi şu anda, geçen yıl yaşanan dramatik politika değişimine neden olan %4,5 eşiğine yaklaşıyor.
Nisan 2025’te gösterge tahvil getirisi bu seviyeyi aştığında Trump karşılıklı tarifelerini birkaç saat içinde askıya aldı ve tahvil piyasasını ‘biraz gergin’ olarak tanımladı. Bu emsal şimdi yatırımcıların aklında ön planda. Kripto analist Max Crypto geçmişteki bu örneği hatırlattı ve Trump’ın piyasaları yatıştıracak yeni bir müdahalede bulunabileceğini tahmin etti.
Peter Schiff de benzer bir paralellik kurdu ve Trump’ın kendi açıklamalarına atıfta bulundu. Schiff, başkanın şimdi de ‘savaşı duraklatıp duraklatmayacağını’ – tıpkı getiriler %4,52’ye çıktığında tarifeleri askıya aldığı gibi – sorguladı.
‘9 Nisan’da, 10 yıllık ABD Hazine tahvil getirisi %4,52’ye çıktığında Trump Kurtuluş Günü tarifelerini askıya aldı. Kendi ifadeleriyle piyasa “gergin” hale geldi. 10 yıllık tahvil getirisi şimdi %4,46 ve yükselmeye devam ediyor. Getiriler %4,52’yi aşarsa piyasa yine gerilecek. Trump savaşı duraklatacak mı?’ diye sordu Schiff dedi.
Bu sırada, 30 yıllık tahvil getirisi %4,986’ya ulaşarak eylülden bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Bu uzun vadeli yükseliş, enflasyon ve devletin borçlanma maliyetlerinin önümüzdeki yıllarda da yüksek kalacağı yönündeki endişelerin sürdüğüne işaret ediyor.
ABD 10 Yıllık ve 30 Yıllık Tahvil Getirilerinin Performansı. Kaynak: TradingView Kısa Vadeli Tahvil Getirileri Fed Faiz Artışı Riskine İşaret Ediyor
Kısa vadeli Fed politikalarına en hassas tahvil olan 2 yıllık Hazine tahvil getirisi ise, İran çatışmasının başladığı şubat sonundan bu yana yaklaşık 60 baz puan yükseldi ve 27 Mart’ta %4,00 seviyesine ulaştı.
Bu gelişme, enflasyon beklentilerinin doğrusal biçimde yeniden fiyatlanması anlamına geliyor. Müdahale gelmezse tahvil piyasasında büyük bir kriz patlak verebilir.
Adam Kobeissi ‘Enflasyon beklentileri o kadar kötüleşti ki, piyasa acil bir Fed faiz artırımı bekliyor’ diye yazdı.
Gerçekten de CME FedWatch Tool verileri, nisanda Fed’in faiz artırma ihtimalinin yükseldiğini ve savaş tırmandıkça %5 seviyelerine çıkabileceğini gösteriyor.
Bu seviye, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini aksatmaya başlamasından sonra varil başına 100 dolar sınırını aşan petrol fiyatlarının yükselmeye devam etmesiyle daha da artabilir.
Yaşanan çatışmalar, 2026 başı için öngörülen çoklu Fed faiz indirimi beklentilerini tamamen tersine çevirmiş durumda.
Küresel Tahvil Satışı Japonya’ya Sıçradı
Sıkıntılar sadece ABD ile sınırlı değil. Japonya’nın 10 yıllık devlet tahvili getirisi %2,38’e çıkarak 1999’dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Yükseliş, enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı olan Japon ekonomisinde petrol kaynaklı enflasyon endişelerinin arttığını gösteriyor.
Japonya Devlet Tahvil Getirileri. Kaynak: TradingView
Japonya Merkez Bankası mart toplantısında faizi sabit tutmaya karar verdi fakat nisanda artış ihtimalini de açık kapı bıraktı.
Analist’ler şimdi %1 seviyesine ulaşacak 25 baz puanlık potansiyel bir artışı fiyatlıyor. Artan Japon tahvil faizleri, küresel likiditenin önemli kaynaklarından olan yen carry trade’ini tehdit ediyor. Bu likidite kaynağı, geçmişte Bitcoin ve hisse senetleri gibi riskli varlıkları desteklemişti.
Kripto para piyasası için her iki getiri hareketi de önemli.
ABD tahvillerinin getirisi arttıkça BTC gibi getiri sağlamayan varlıkları tutmanın fırsat maliyeti yükseliyor.
Japon tahvil faizlerindeki artış ise yen bazında fonlanan kaldıraçlı pozisyonların zorunlu kapatılması riskini artırıyor.
Tahvil piyasası, nisan 2025’te tarifelerde politika değişikliğine zorlamıştı. Önümüzdeki hafta ise bu piyasanın jeopolitik gerginliklerin azalmasına sebep olup olamayacağı hâlâ yanıt bekleyen bir soru.
Eğer 10 yıllık tahvil getirisi %4,52’nin üzerinde kapanırsa, geçmişe bakıldığında Beyaz Saray’ın harekete geçmesi yönünde bir baskı oluşabileceğine işaret ediyor.